Nörodiverjan
신경다양인
DEHB, otizm spektrum bozukluğu, disleksi gibi durumları olan ve beyinleri çoğunluktan farklı çalışan kişileri saygıyla tanımlayan bir terimdir. Bu bir eksiklik değil, çeşitliliktir.
Nörogelişim
신경발달
Fetüs döneminden yetişkinliğe kadar beyin ve sinir sisteminin büyüyüp olgunlaştığı tüm süreci ifade eder. Bu sürecin sağlıklı ilerlemesi, bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimin iyi bir şekilde gerçekleşmesi için gereklidir.
Nörogenez
신경발생
Bu, beyinde yeni sinir hücrelerinin oluşum sürecidir ve yetişkinlikte bile beynin büyümeye devam edebileceğini gösteren umut verici bir olgudur.
Anoreksiya Nervoza
신경성 식욕부진증
Anoreksiya nervoza, gıda alımının aşırı kısıtlanması, kilo almaya yönelik yoğun korku ve kişinin kendi vücut ağırlığı ya da şekline ilişkin çarpıtılmış bir algı ile karakterize edilen bir yeme bozukluğudur.
Bulimia nervoza
신경성 폭식증
Tıkınırcasına yeme dönemlerinden sonra kusma, aç kalma ya da aşırı egzersizle telafi etmeye çalışma durumudur.
Nörotransmitter
신경전달물질
Beynin sinir hücreleri arasında bilgi ileten kimyasal bir maddedir. Ruh hali ve davranış üzerinde büyük bir etkiye sahiptir.
Nevrotiklik (Duygusal Dengesizlik)
신경증
Bu, olumsuz duyguları daha yoğun ve sık yaşama eğilimidir. Bunu duygusal hassasiyetin bir yansıması olarak da görebiliriz.
Nörosepsiyon
신경지각
Sinir sisteminin çevreyi güvenlik, tehlike veya yaşam tehdidi açısından otomatik olarak taradığı bilinçsiz süreç — bilinçli farkındalığın altında gerçekleşir ve tüm sosyal ve duygusal davranışı şekillendirir.
Nörodejeneratif Hastalık
신경퇴행성 질환
Sinir hücrelerinin giderek hasar görerek yok olduğu hastalıkları ifade eder. Alzheimer hastalığı ve Parkinson hastalığı en bilinen örneklerdir; bilişsel ve motor işlevleri etkilerler.
Nöropeptit
신경펩타이드
Nöropeptitler, sinir hücrelerinde üretilen küçük protein parçacıklarıdır ve duyguları, ağrıyı ve stres tepkilerini düzenleyen kimyasal iletici maddeler olarak görev yaparlar. Endorfinler ve oksitosin bunların en bilinen örnekleridir.
Nörogeri Bildirim (Neurofeedback)
신경피드백
Beyin dalgalarını gerçek zamanlı olarak izleyerek beyin işlevlerini düzenlemeye yönelik bir eğitim yöntemidir.
İnancı sürdürme eğilimi
신념 고착
Aksi kanıtlar olsa da eski inanca tutunmak.
Güven
신뢰
Güven, karşımızdaki kişinin bize zarar vermeyeceğine inanarak kalbimizi açma duygusudur. Sağlıklı ilişkilerin en değerli temeli olan bu duygu, bağlarımızı güçlendirir.
Güven Sorunları
신뢰 문제
Geçmişteki acılar veya yaşanmış deneyimler nedeniyle başkalarına kolayca güvenememek ve ilişkilerde kaygı hissetmek olarak tanımlanır.
Güven Sorunlarıyla Başa Çıkma
신뢰 문제 대처
Başkalarına güvenmenin zor geldiği hissi anlamak ve sağlıklı ilişkileri yeniden inşa etme sürecidir. Güven bir anda geri gelmez; küçük deneyimlerin birikmesiyle yavaş yavaş yeniden büyür.
Güveni Yeniden İnşa Etme
신뢰 재건
Kırılan güveni yeniden oluşturma sürecidir. Zaman ve tutarlı çaba gerektirir, ancak ilişkiyi daha derin hale getirebilir.
Beden çeşitliliği
신체 다양성
İnsan bedenlerinin doğal olarak farklı olduğunu ve her bedenin saygıyı hak ettiğini anlatan yaklaşımdır.
Beden İmajı Sorunlarıyla Başa Çıkma
신체 이미지 문제 대처
Görünüşünüz veya bedeninizle ilgili düşünceler sizi utandırdığında veya rahatsız ettiğinde dikkatli bir şekilde yanıt verme.
Beden odaklı tekrarlayıcı davranışlar
신체 집중 반복 행동
Saç yolma, tırnak yeme ya da cilt yolma gibi tekrar eden ve durdurması zor olabilen davranışlardır.
Somatik Travma Terapisi
신체 트라우마 치료
Bu, vücutta depolanan travma izlerini bedensel duyumlar ve hareketler aracılığıyla serbest bırakan bir terapi yaklaşımıdır.
Somatik İşaretçi Hipotezi
신체 표지 가설
Karar verirken vücudumuzda hissettiğimiz duyumlar — sezgi, kaygı gibi bedensel sinyaller — önemli bir rol oynar. Bu hipotez, duyguların ve bedensel hislerin karar alma sürecinde kilit bir işlev üstlendiğini açıklar.
Somatik Şikayetler
신체 호소
Psikolojik sıkıntının baş ağrısı, karın ağrısı, yorgunluk gibi bedensel belirtiler olarak ortaya çıktığı bir olgudur.
Beden psikoterapisi
신체심리치료
Zihnin yanında beden duyumları ve bedensel tepkilerle de çalışan bir terapi yaklaşımıdır.
Beden algı bozukluğu
신체이형장애
Kişinin görünümündeki küçük ya da fark edilmeyen bir kusuru çok büyük ve dayanılmaz hissetmesidir.
Fiziksel İstismar
신체적 학대
Fiziksel istismar; vurma, itme, çimdikleme gibi eylemlerle kasıtlı olarak başkasının bedenine zarar verme eylemidir. Vücutta yaralar bırakmasının yanı sıra zihinde de derin izler bırakan ciddi bir şiddet biçimidir.
Somatizasyon
신체화
Psikolojik sıkıntının bedensel belirtiler olarak ortaya çıktığı bir olgudur.
Sinyal Algılama Teorisi
신호 탐지 이론
Bu teori, belirsiz durumlarda sinyal (anlamlı uyaran) ile gürültüyü (anlamsız uyaran) birbirinden ayırt etme yeteneğini ele alır. Yargılarımızın yalnızca duyusal kapasiteyle değil, beklentiler, motivasyon ve deneyimlerle de şekillendiğini ortaya koyar.
Hayal Kırıklığıyla Başa Çıkma
실망 대처
Beklenen bir şey gerçekleşmediğinde hissedilen üzüntü veya hayal kırıklığına yer açma.
Uygulamaya Uygunluk
실무 적합성
Bu kavram, bir ruh sağlığı uzmanının fiziksel, zihinsel ve etik durumunun danışanlara güvenli ve etkili hizmet sunmaya uygun olup olmadığını değerlendirmektedir.
Afazi
실어증
Afazi, beyin hasarından kaynaklanan edinilmiş bir dil bozukluğudur; konuşma, anlama, okuma veya yazma yeteneğini etkiler. Zeka genellikle korunur, ancak dil işleme yolları bozulur.
İşsizlikle Başa Çıkma
실업 대처
İş kaybı ya da uzun süren iş arayışı döneminde ortaya çıkan kaygı, özgüven düşüklüğü ve çaresizlik duygularını sağlıklı biçimde yönetme yollarıdır.
Varoluşsal Dehşet
실존적 두려움
İnsan varoluşunun temel koşullarıyla — ölüm, anlamsızlık, özgürlük ve yalnızlık — yüzleşmekten kaynaklanan derin, ağır bir kaygı.
Varoluşsal Kaygı
실존적 불안
Hayatın anlamı, ölüm ve özgürlük gibi temel sorulardan kaynaklanan kaygıdır. İnsan varoluşunun derin bir şekilde sorgulanmasıyla ilgilidir.
Varoluşsal Kriz
실존적 위기
Hayatın anlamı, amacı, özgürlük ve ölüm gibi varoluşun temel sorularıyla yüzleşildiğinde yaşanan derin kaygı ve karmaşa halidir.
Varoluşçu Terapi
실존주의치료
Hayatın anlamı, özgürlük, ölüm ve yalnızlık gibi temel varoluşsal soruları ele alan bir terapi yaklaşımıdır.
İş kaybından sonra
실직 후
İş kaybının ardından yaşanan psikolojik etki ve duygusal değişimler ile sağlıklı toparlanma stratejileri. Finansal kaygının yanında kimlik sarsıntısı da doğal bir tepkidir.
Başarısızlık Korkusu
실패 공포
Başarısız olma ihtimali olan durumlardan aşırı derecede korkmak; bu korku kişiyi yeni zorluklardan kaçınmaya ya da hiç başlayamamaya iter. Atikifobi (Atychiphobia) olarak da bilinir.
Başarısızlıkla Başa Çıkma
실패 대처
İstenmeyen bir sonucun acısını yönetirken öğrenme ve ilerleme yolunu bulma süreci.
Başarısız Hissetmek
실패한 기분이 들 때
Başarısızlık duygusu, beklentiler ile gerçeklik arasındaki uçurumdan kaynaklanır. Başarısızlık sen değilsin — sadece bir deneyimdir.
Yürütücü İşlev Bozukluğu
실행 기능 장애
Bu, beynin planlama, uygulama ve düzenleme gibi yönetici işlevlerinin düzgün çalışmadığı bir durumu ifade eder. Ne yapmanız gerektiğini bilmenize rağmen başlamayı veya bitirmeyi son derece zor bulduğunuz bir deneyimdir.
Zihin Oyunları
심리 게임
Karşı tarafın duygularını ve düşüncelerini ustaca yönlendirmek amacıyla kasıtlı olarak kullanılan psikolojik bir stratejidir.
Psikolojik Mesafe
심리적 거리
Bu kavram, bir nesne ya da olayın doğrudan deneyimimizden ne kadar uzakta hissettirdiğini ifade eder. Bu mesafe; zaman, mekân, sosyal ilişkiler ve olasılık boyutlarında hissedilebilir.
Psikolojik Brifing
심리적 디브리핑
Travmatik bir olayı yaşadıktan hemen sonra duygu ve deneyimleri düzenlemek amacıyla yürütülen yapılandırılmış bir konuşma sürecidir. Travmayı önlemeye yönelik erken psikolojik destek yöntemidir.
Psikolojik Reaktans (Reactance)
심리적 반발
Özgürlüğümüz kısıtlandığında veya tehdit altına girdiğinde, onu geri kazanmak için güçlü bir motivasyon ortaya çıkar. Bize 'yapma' denildiğinde onu daha çok yapmak istememiz — işte bu psikolojik reaktanstır.
Psikolojik Otopsi
심리적 부검
Hayatını kaybetmiş bir kişinin ölüm nedenini ve psikolojik durumunu ölümün ardından sistematik biçimde inceleyerek intihar olup olmadığını ve ölümün nasıl gerçekleştiğini ortaya koymaya yarayan bir yöntemdir.
Psikolojik İyi Oluş
심리적 안녕감
Psikolojik iyi oluş; öz-gerçekleştirme, kişisel büyüme ve anlam gibi yaşamın derin boyutlarındaki esenliği ifade eder.
Psikolojik Güvenlik
심리적 안전감
Ekip içinde hata yapmanın ya da görüş bildirmenin cezalandırılmayacağına duyulan güven duygusudur. Çekinmeden konuşabildiğiniz bir ortamı ifade eder.
Psikolojik İhtiyaçlar
심리적 욕구
Bunlar, zihinsel sağlık ve mutluluk için karşılanması gereken temel içsel ihtiyaçlardır. Özerklik, yeterlilik ve ilişkililik en temsil edici psikolojik ihtiyaçlardır.
Psikolojik Esneklik
심리적 유연성
Psikolojik esneklik, rahatsız edici düşünceler veya duygular ortaya çıksa bile değerlerinize göre hareket edebilme yeteneğidir.
Psikolojik İlk Yardım
심리적 응급처치
Psikolojik İlk Yardım, bir felaket veya kriz sonrasında psikolojik sıkıntı yaşayan kişilere anında duygusal destek ve pratik yardım sağlayan erken bir müdahale yöntemidir. Bu, sadece profesyonellerin değil, herkesin öğrenebileceği bir tür zihinsel ilk yardımdır.
901–950 / 1812