Sözlüğe geri dön

Psikoloji Terimleri A–Z

Zihni anlamak

286 terim

Kullanılabilirlik sezgisi

가용성 휴리스틱

Kullanılabilirlik sezgisi, bir olayın olasılığını zihnimize ne kadar kolay örnek geldiğine göre değerlendirme eğilimidir. Çarpıcı veya yakın zamanda yaşanan olaylar gerçekte olduklarından daha yaygın hissettirilebilir.

Uyarılma (Arousal)

각성

Uyarılma, vücudun ve zihnin aktif ve uyanık olma derecesini ifade eder — en düşük uçta derin uykudan, en yüksek uçta yoğun heyecan veya paniğe kadar uzanan bir spektrumda.

Aralıklı Öğrenme Etkisi (Spacing Effect)

간격 효과

Aralıklı öğrenme etkisi, bir konuyu tek seferde yoğun biçimde çalışmak yerine belirli zaman aralıklarıyla tekrar etmenin hafızayı çok daha uzun süre koruduğu olgusudur. Öğrenmeyi zamana yaymak, 'gece boyu çalışma'dan çok daha etkilidir.

Girişim Teorisi

간섭 이론

Bu teori, anıların birbirine müdahale ederek belirli bir bilgiyi hatırlamayı nasıl zorlaştırdığını açıklar. Birbirine benzeyen anılar ne kadar fazlaysa, karışıklık yaşanma olasılığı da o kadar artar.

Duyum

감각

Göz, kulak, burun, dil ve deri gibi duyu organlarının dış uyaranları algılaması sürecidir. Dünyadaki bilgilerin zihnimize girdiği ilk kapı olup algı ve bilişin başlangıç noktasıdır.

Duyusal Bellek

감각 기억

Duyusal bellek, duyu organları aracılığıyla alınan bilgilerin çok kısa bir süre (1-3 saniye) boyunca depolandığı bellek sistemidir. Belleğin ilk kapısı olan bu aşamada yalnızca dikkat edilen bilgiler bir sonraki aşamaya geçer.

Minnettarlık

감사

Hayatındaki güzel şeyleri fark etmek ve bunlara değer vermektir. Küçük bir minnettarlık bile büyük mutluluk getirebilir.

Duygusal Emek

감정 노동

Meslek veya durum nedeniyle gerçek duygularını gizleyip farklı duygular sergilemek zorunda kalmaktır. Bu süreç ciddi bir duygusal yorgunluğa yol açabilir.

Duygusal Granülarite

감정 세분화

Duygusal granülarite, duyguları hassas bir şekilde ayırt etme yeteneğidir — 'mutlu' veya 'üzgün'ün ötesine geçerek tam olarak ne hissettiğini tanımlama kapasitesi.

Duyguların Bastırılması (Represyon)

감정 억압

Dayanması zor duyguların ya da anıların, farkında olmadan bilinç dışına itildiği bir savunma biçimidir. Duyguyu fark edip tuttuğunuz duygu bastırmadan farklı olarak, bilinçdışı gerçekleşir.

Duygu Bastırma

감정 억제

Bir duyguyu hissettiğiniz hâlde yüzünüze, sözlerinize ya da davranışlarınıza yansımasın diye içinize atmanızdır. Kısa süreliğine işe yarayabilir ama alışkanlık hâline gelirse hem zihni hem bedeni yorar.

Duygulanımsal Öngörü

감정 예측

Duygulanımsal öngörü, gelecekteki olayların bize nasıl hissettireceğini, bu duyguların yoğunluğunu ve süresini önceden tahmin etmeye yönelik psikolojik süreçtir.

duyguların çevresel modeli

감정 원형 모델

Duyguları iki eksende açıklayan modeldir: hoş ya da hoş olmayan ve yüksek ya da düşük enerji.

Duygusal Farkındalık

감정 인식

Şu an hangi duyguyu hissettiğimi fark edebilme yeteneğidir. Duygu düzenlemenin ilk adımıdır.

Duygusal Bulaşma

감정 전이

Bu, başka bir kişinin duygularının farkında olmadan bize geçtiği bir olgudur. Duygular da bulaşıcıdır.

Duygu Düzenleme

감정 조절

Duygularımızı fark etme, deneyimleme ve ifade etme biçimimizi yönetme becerisi.

Duygu Düzenleme Stratejileri

감정 조절 전략

Duyguların türünü, yoğunluğunu ve süresini yönetmek için kullanılan çeşitli psikolojik yöntemlerdir. Sağlıklı duygu düzenleme, zihinsel denge ve mutluluğun temelidir.

Duygusal İfade

감정 표현

Duygularını söz veya davranışlarla dışa vurma sürecidir. Sağlıklı ifade, ilişkileri daha derin kılar.

Duygusal kestirme

감정 휴리스틱

İnsanların mantıksal analiz yerine o anki duygularına veya içgüdülerine dayanarak hızlı yargılara vardığı zihinsel bir kısayoldur.

Duygusal Bellek

감정적 기억

Yoğun duygularla birlikte yaşanan deneyimler, sıradan anılara kıyasla çok daha canlı ve uzun süreli olarak depolanır. Sevinç, üzüntü ve korku gibi duygular belleği güçlendirmede önemli bir rol oynar.

Duygusal Akıl Yürütme

감정적 추론

Duyguları esas alarak gerçekliği yargılamaktır. 'Kaygı duyuyorum, o halde bu tehlikeli' diye hissetmek gibi.

Deneyime Açıklık

개방성

Yeni deneyimlere, fikirlere ve hayal gücüne açık olma eğilimidir. Meraklı ve yaratıcı kişilerin bir özelliğidir.

Kişisel Yapı Teorisi

개인 구성개념 이론

Bu teori, insanların dünyayı kendi özgün kavram sistemleri (yapılar) aracılığıyla anladığını ve tahmin ettiğini öne sürer. Her birey, dünyayı bir bilim insanı gibi yorumlar.

Kişiselleştirme

개인화

Kişiselleştirme, kendinizle ilgisi olmayan olayları bile kendi hatanız olarak görme eğilimidir. Dış olayların nedenini gereksiz yere kendinize bağlamak bir bilişsel çarpıtmadır.

Gestalt İlkeleri

게슈탈트 원리

Zihnimizin ayrı öğeleri otomatik olarak anlamlı bir bütün olarak düzenlediği algı yasalarıdır. 'Bütün, parçaların toplamından büyüktür' ilkesi, zihnimizin dünyayı anlamlandırma biçimini açıklar.

Karar Felci

결정 마비

Karar felci, aşırı analiz, yanlış karar verme korkusu veya çok fazla seçenek nedeniyle herhangi bir seçim yapılamaması durumudur.

Karar Yorgunluğu

결정 피로

Gün içinde çok fazla karar vermek zorunda kaldığımızda yargılama gücümüzün azaldığı ve zihinsel olarak tükendiğimiz bir olguyu ifade eder.

Determinizm ve Özgür İrade

결정론 vs 자유의지

Bu, psikolojinin eski bir tartışmasıdır: eylemlerimiz önceden belirlenmiş nedenler tarafından mı şekillenir, yoksa kendi başımıza özgürce seçim yapabilir miyiz?

Kristalize Zeka

결정성 지능

Yaşam boyunca edinilen deneyim ve öğrenme yoluyla biriken bilgi ve becerileri kullanma yeteneğidir; yaşlandıkça daha da gelişir.

Bağlantı Yanılgısı

결합 오류

İki olayın birlikte gerçekleşmesinin, tek bir olayın gerçekleşmesinden daha olası göründüğü bir akıl yürütme hatasıdır.

Eşiksellik

경계성

Eşiksellik, 'arasında' olma psikolojik halidir — önceki bir aşamayı geride bırakmış ama henüz bir sonrakine ulaşamamış olmak.

Hayranlık ve huşu

경외감

Çok büyük, güzel ya da sıra dışı bir şey karşısında hissedilen derin etkilenme.

Planlama Yanılgısı

계획 오류

Bir işi planlarken, o işin gerçekte olduğundan daha hızlı ve kolay tamamlanacağını iyimser bir şekilde tahmin etme eğilimidir. Neredeyse herkesin yaşadığı çok yaygın bir bilişsel önyargıdır.

Sabit Zihniyet (Fixed Mindset)

고정 마인드셋

Yeteneklerin doğuştan geldiğine ve değiştirilemeyeceğine dair inanç. 'Ben zaten böyleyim' düşüncesi bunun özüdür.

şefkat yorgunluğu

공감 피로

Başka insanların acısına uzun süre temas etmekten doğan duygusal tükenmişliktir.

Terör Yönetim Teorisi

공포 관리 이론

İnsan davranışının büyük bölümünün ölümün derin korkusunu yönetme ihtiyacından kaynaklandığını öne süren psikoloji teorisi; öz-saygı ve kültürel dünya görüşü psikolojik tampon olarak işlev görür.

Aşırı Genelleme

과잉 일반화

Bir ya da iki deneyime dayanarak tüm durumlar hakkında sonuç çıkarmaktır. Tek bir olumsuz deneyimi her duruma uygulamak anlamına gelir.

Gözlemci Yanlılığı

관찰자 편향

Bu, gözlemcinin beklentilerinin, inançlarının ve deneyimlerinin gözlem sonuçlarını etkilediği bir olgudur. Görmek istediğimiz şeyleri daha kolay fark etme eğilimindeyizdir.

Yapıcı Bellek

구성적 기억

Belleğin, geçmişin aktif bir şekilde yeniden inşası olduğu, bir kaydın tam olarak tekrarı olmadığı fikri.

Atıf Stili

귀인 양식

Atıf stili, bir kişinin iyi ya da kötü olayların neden meydana geldiğini açıklamada kullandığı alışkanlıksal örüntüdür — kendini mi yoksa koşulları mı suçladığı, nedenleri kalıcı mı yoksa geçici mi gördüğü ve etkilerin geniş mi yoksa sınırlı mı olduğu.

Özlem

그리움

Uzakta olan sevdiğiniz bir kişiyi ya da geçmiş bir zamanı derin bir şekilde özleme duygusudur. Bu, sevginin içten bir ifadesidir.

Gölge (Jung)

그림자(융)

İçimizde var olan, ancak kabul etmek istemediğimiz için sakladığımız karanlık tarafımızdır.

Grit (Azim ve Tutku)

그릿

Uzun vadeli bir hedefe doğru tutku ve kararlılığı sürdürme gücüdür. Yetenekten daha önemli olabilir.

Pozitif Duygu

긍정 정서

Pozitif duygu; sevinç, zevk ve memnuniyet gibi iyi hislerin genel adıdır.

Olumlu Yanılsamalar

긍정적 착각

Kişinin kendisi, geleceği ve kontrol gücü hakkında gerçeklikten biraz daha olumlu düşünme eğilimidir. Uygun düzeydeki olumlu yanılsamalar ruh sağlığına katkı sağlar.

Beklenti Teorisi

기대 이론

Bu teori, bir kişinin hangi davranışı seçeceğinin, o davranışın iyi sonuçlar doğuracağına dair beklentisine göre değiştiğini öne sürer. Çabanın başarıya, başarının ise değerli bir ödüle yol açacağına duyulan inanç, motivasyonun temelidir.

Duygu Uyumu (Mood Congruence)

기분 일치

Bu, mevcut ruh halimizle örtüşen bilgileri daha iyi hatırlamamıza ve fark etmemize yol açan bir olgudur. Üzgün olduğumuzda üzücü anılar, mutlu olduğumuzda ise mutlu anılar daha kolay aklımıza gelir.

Bellek Önyargısı

기억 편향

Bu, anılarımızın mevcut duygularımız veya inançlarımız tarafından çarpıtıldığı bir olgudur. Belleğimiz sandığımız kadar doğru değildir.

Bellek Yardımcı Tekniği

기억술

Bilgileri daha kolay hatırlamak için kullanılan strateji veya tekniklerdir. Şarkılar, kısaltmalar ve görsel çağrışımlar gibi çeşitli yöntemler bulunmaktadır.

Bellekte Yeniden Yapılandırma

기억의 재구성

Bellek, bir video kaydı gibi tam olarak saklanmaz; her hatırladığımızda mevcut bilgi ve duygularımızın etkisiyle yeniden oluşturulur. Anılarımız canlı bir hikaye gibi değişmeye devam eder.

1–50 / 286