Kullanılabilirlik sezgisi
가용성 휴리스틱
Kullanılabilirlik sezgisi, bir olayın olasılığını zihnimize ne kadar kolay örnek geldiğine göre değerlendirme eğilimidir. Çarpıcı veya yakın zamanda yaşanan olaylar gerçekte olduklarından daha yaygın hissettirilebilir.
Uyarılma (Arousal)
각성
Uyarılma, vücudun ve zihnin aktif ve uyanık olma derecesini ifade eder — en düşük uçta derin uykudan, en yüksek uçta yoğun heyecan veya paniğe kadar uzanan bir spektrumda.
Aralıklı Öğrenme Etkisi (Spacing Effect)
간격 효과
Aralıklı öğrenme etkisi, bir konuyu tek seferde yoğun biçimde çalışmak yerine belirli zaman aralıklarıyla tekrar etmenin hafızayı çok daha uzun süre koruduğu olgusudur. Öğrenmeyi zamana yaymak, 'gece boyu çalışma'dan çok daha etkilidir.
Girişim Teorisi
간섭 이론
Bu teori, anıların birbirine müdahale ederek belirli bir bilgiyi hatırlamayı nasıl zorlaştırdığını açıklar. Birbirine benzeyen anılar ne kadar fazlaysa, karışıklık yaşanma olasılığı da o kadar artar.
Duyum
감각
Göz, kulak, burun, dil ve deri gibi duyu organlarının dış uyaranları algılaması sürecidir. Dünyadaki bilgilerin zihnimize girdiği ilk kapı olup algı ve bilişin başlangıç noktasıdır.
Duyusal Bellek
감각 기억
Duyusal bellek, duyu organları aracılığıyla alınan bilgilerin çok kısa bir süre (1-3 saniye) boyunca depolandığı bellek sistemidir. Belleğin ilk kapısı olan bu aşamada yalnızca dikkat edilen bilgiler bir sonraki aşamaya geçer.
Minnettarlık
감사
Hayatındaki güzel şeyleri fark etmek ve bunlara değer vermektir. Küçük bir minnettarlık bile büyük mutluluk getirebilir.
Duygusal Emek
감정 노동
Meslek veya durum nedeniyle gerçek duygularını gizleyip farklı duygular sergilemek zorunda kalmaktır. Bu süreç ciddi bir duygusal yorgunluğa yol açabilir.
Duygusal Granülarite
감정 세분화
Duygusal granülarite, duyguları hassas bir şekilde ayırt etme yeteneğidir — 'mutlu' veya 'üzgün'ün ötesine geçerek tam olarak ne hissettiğini tanımlama kapasitesi.
Duyguların Bastırılması (Represyon)
감정 억압
Dayanması zor duyguların ya da anıların, farkında olmadan bilinç dışına itildiği bir savunma biçimidir. Duyguyu fark edip tuttuğunuz duygu bastırmadan farklı olarak, bilinçdışı gerçekleşir.
Duygu Bastırma
감정 억제
Bir duyguyu hissettiğiniz hâlde yüzünüze, sözlerinize ya da davranışlarınıza yansımasın diye içinize atmanızdır. Kısa süreliğine işe yarayabilir ama alışkanlık hâline gelirse hem zihni hem bedeni yorar.
Duygulanımsal Öngörü
감정 예측
Duygulanımsal öngörü, gelecekteki olayların bize nasıl hissettireceğini, bu duyguların yoğunluğunu ve süresini önceden tahmin etmeye yönelik psikolojik süreçtir.
duyguların çevresel modeli
감정 원형 모델
Duyguları iki eksende açıklayan modeldir: hoş ya da hoş olmayan ve yüksek ya da düşük enerji.
Duygusal Farkındalık
감정 인식
Şu an hangi duyguyu hissettiğimi fark edebilme yeteneğidir. Duygu düzenlemenin ilk adımıdır.
Duygusal Bulaşma
감정 전이
Bu, başka bir kişinin duygularının farkında olmadan bize geçtiği bir olgudur. Duygular da bulaşıcıdır.
Duygu Düzenleme
감정 조절
Duygularımızı fark etme, deneyimleme ve ifade etme biçimimizi yönetme becerisi.
Duygu Düzenleme Stratejileri
감정 조절 전략
Duyguların türünü, yoğunluğunu ve süresini yönetmek için kullanılan çeşitli psikolojik yöntemlerdir. Sağlıklı duygu düzenleme, zihinsel denge ve mutluluğun temelidir.
Duygusal İfade
감정 표현
Duygularını söz veya davranışlarla dışa vurma sürecidir. Sağlıklı ifade, ilişkileri daha derin kılar.
Duygusal kestirme
감정 휴리스틱
İnsanların mantıksal analiz yerine o anki duygularına veya içgüdülerine dayanarak hızlı yargılara vardığı zihinsel bir kısayoldur.
Duygusal Bellek
감정적 기억
Yoğun duygularla birlikte yaşanan deneyimler, sıradan anılara kıyasla çok daha canlı ve uzun süreli olarak depolanır. Sevinç, üzüntü ve korku gibi duygular belleği güçlendirmede önemli bir rol oynar.
Duygusal Akıl Yürütme
감정적 추론
Duyguları esas alarak gerçekliği yargılamaktır. 'Kaygı duyuyorum, o halde bu tehlikeli' diye hissetmek gibi.
Deneyime Açıklık
개방성
Yeni deneyimlere, fikirlere ve hayal gücüne açık olma eğilimidir. Meraklı ve yaratıcı kişilerin bir özelliğidir.
Kişisel Yapı Teorisi
개인 구성개념 이론
Bu teori, insanların dünyayı kendi özgün kavram sistemleri (yapılar) aracılığıyla anladığını ve tahmin ettiğini öne sürer. Her birey, dünyayı bir bilim insanı gibi yorumlar.
Kişiselleştirme
개인화
Kişiselleştirme, kendinizle ilgisi olmayan olayları bile kendi hatanız olarak görme eğilimidir. Dış olayların nedenini gereksiz yere kendinize bağlamak bir bilişsel çarpıtmadır.
Gestalt İlkeleri
게슈탈트 원리
Zihnimizin ayrı öğeleri otomatik olarak anlamlı bir bütün olarak düzenlediği algı yasalarıdır. 'Bütün, parçaların toplamından büyüktür' ilkesi, zihnimizin dünyayı anlamlandırma biçimini açıklar.
Karar Felci
결정 마비
Karar felci, aşırı analiz, yanlış karar verme korkusu veya çok fazla seçenek nedeniyle herhangi bir seçim yapılamaması durumudur.
Karar Yorgunluğu
결정 피로
Gün içinde çok fazla karar vermek zorunda kaldığımızda yargılama gücümüzün azaldığı ve zihinsel olarak tükendiğimiz bir olguyu ifade eder.
Determinizm ve Özgür İrade
결정론 vs 자유의지
Bu, psikolojinin eski bir tartışmasıdır: eylemlerimiz önceden belirlenmiş nedenler tarafından mı şekillenir, yoksa kendi başımıza özgürce seçim yapabilir miyiz?
Kristalize Zeka
결정성 지능
Yaşam boyunca edinilen deneyim ve öğrenme yoluyla biriken bilgi ve becerileri kullanma yeteneğidir; yaşlandıkça daha da gelişir.
Bağlantı Yanılgısı
결합 오류
İki olayın birlikte gerçekleşmesinin, tek bir olayın gerçekleşmesinden daha olası göründüğü bir akıl yürütme hatasıdır.
Eşiksellik
경계성
Eşiksellik, 'arasında' olma psikolojik halidir — önceki bir aşamayı geride bırakmış ama henüz bir sonrakine ulaşamamış olmak.
Hayranlık ve huşu
경외감
Çok büyük, güzel ya da sıra dışı bir şey karşısında hissedilen derin etkilenme.
Planlama Yanılgısı
계획 오류
Bir işi planlarken, o işin gerçekte olduğundan daha hızlı ve kolay tamamlanacağını iyimser bir şekilde tahmin etme eğilimidir. Neredeyse herkesin yaşadığı çok yaygın bir bilişsel önyargıdır.
Sabit Zihniyet (Fixed Mindset)
고정 마인드셋
Yeteneklerin doğuştan geldiğine ve değiştirilemeyeceğine dair inanç. 'Ben zaten böyleyim' düşüncesi bunun özüdür.
şefkat yorgunluğu
공감 피로
Başka insanların acısına uzun süre temas etmekten doğan duygusal tükenmişliktir.
Terör Yönetim Teorisi
공포 관리 이론
İnsan davranışının büyük bölümünün ölümün derin korkusunu yönetme ihtiyacından kaynaklandığını öne süren psikoloji teorisi; öz-saygı ve kültürel dünya görüşü psikolojik tampon olarak işlev görür.
Aşırı Genelleme
과잉 일반화
Bir ya da iki deneyime dayanarak tüm durumlar hakkında sonuç çıkarmaktır. Tek bir olumsuz deneyimi her duruma uygulamak anlamına gelir.
Gözlemci Yanlılığı
관찰자 편향
Bu, gözlemcinin beklentilerinin, inançlarının ve deneyimlerinin gözlem sonuçlarını etkilediği bir olgudur. Görmek istediğimiz şeyleri daha kolay fark etme eğilimindeyizdir.
Yapıcı Bellek
구성적 기억
Belleğin, geçmişin aktif bir şekilde yeniden inşası olduğu, bir kaydın tam olarak tekrarı olmadığı fikri.
Atıf Stili
귀인 양식
Atıf stili, bir kişinin iyi ya da kötü olayların neden meydana geldiğini açıklamada kullandığı alışkanlıksal örüntüdür — kendini mi yoksa koşulları mı suçladığı, nedenleri kalıcı mı yoksa geçici mi gördüğü ve etkilerin geniş mi yoksa sınırlı mı olduğu.
Özlem
그리움
Uzakta olan sevdiğiniz bir kişiyi ya da geçmiş bir zamanı derin bir şekilde özleme duygusudur. Bu, sevginin içten bir ifadesidir.
Gölge (Jung)
그림자(융)
İçimizde var olan, ancak kabul etmek istemediğimiz için sakladığımız karanlık tarafımızdır.
Grit (Azim ve Tutku)
그릿
Uzun vadeli bir hedefe doğru tutku ve kararlılığı sürdürme gücüdür. Yetenekten daha önemli olabilir.
Pozitif Duygu
긍정 정서
Pozitif duygu; sevinç, zevk ve memnuniyet gibi iyi hislerin genel adıdır.
Olumlu Yanılsamalar
긍정적 착각
Kişinin kendisi, geleceği ve kontrol gücü hakkında gerçeklikten biraz daha olumlu düşünme eğilimidir. Uygun düzeydeki olumlu yanılsamalar ruh sağlığına katkı sağlar.
Beklenti Teorisi
기대 이론
Bu teori, bir kişinin hangi davranışı seçeceğinin, o davranışın iyi sonuçlar doğuracağına dair beklentisine göre değiştiğini öne sürer. Çabanın başarıya, başarının ise değerli bir ödüle yol açacağına duyulan inanç, motivasyonun temelidir.
Duygu Uyumu (Mood Congruence)
기분 일치
Bu, mevcut ruh halimizle örtüşen bilgileri daha iyi hatırlamamıza ve fark etmemize yol açan bir olgudur. Üzgün olduğumuzda üzücü anılar, mutlu olduğumuzda ise mutlu anılar daha kolay aklımıza gelir.
Bellek Önyargısı
기억 편향
Bu, anılarımızın mevcut duygularımız veya inançlarımız tarafından çarpıtıldığı bir olgudur. Belleğimiz sandığımız kadar doğru değildir.
Bellek Yardımcı Tekniği
기억술
Bilgileri daha kolay hatırlamak için kullanılan strateji veya tekniklerdir. Şarkılar, kısaltmalar ve görsel çağrışımlar gibi çeşitli yöntemler bulunmaktadır.
Bellekte Yeniden Yapılandırma
기억의 재구성
Bellek, bir video kaydı gibi tam olarak saklanmaz; her hatırladığımızda mevcut bilgi ve duygularımızın etkisiyle yeniden oluşturulur. Anılarımız canlı bir hikaye gibi değişmeye devam eder.
1–50 / 286