Seri Konum Etkisi
순서 위치 효과
Bir listedeki ilk ve son öğelerin ortadaki öğelerden daha iyi hatırlanması olgusudur. İlk ve son izlenimlerin güçlü kalması da bu etkiyle ilgilidir.
uyma davranışı
순응
İçten tam olarak katılmasa bile başka birinin isteğine göre davranmaktır.
İleriye Dönük Girişim (Proaktif Enterferans)
순행 간섭
Daha önce öğrenilen bilgilerin yeni bilgileri hatırlamayı engellemesi olgusudur. Eski şifrenizin aklınıza gelip yeni şifreyi karıştırması bunun en güzel örneğidir.
Siklotimik Bozukluk
순환성 장애
Hafif hipomanik ve depresif belirtilerin tam bir hipomanik veya majör depresif epizod kriterlerini karşılamadan uzun süreli dalgalanmasıdır.
Sayı Dizisi (Digit Span)
숫자 폭
Bir seferde kaç rakamı hatırlayabileceğinizi ölçen bir testtir ve kısa süreli bellek ile dikkat kapasitesini değerlendirmek için kullanılır. Ortalama bir kişi yaklaşık 7 rakamı hatırlayabilir.
Üstben
슈퍼에고
Ahlak ve vicdanı yöneten zihnin parçasıdır. 'Bunu yapmalısın' diyen içsel sestir.
Akıllı Telefon Bağımlılığı
스마트폰 중독
Akıllı telefon kullanımını kontrol edememek nedeniyle günlük yaşamda ve ilişkilerde sorunlar ortaya çıkan bir durumdur. Telefonsuz kalındığında kişi huzursuzluk ve kaygı hisseder.
Ekran Süresi
스크린 타임
Ekran süresi, akıllı telefon, bilgisayar ve televizyon gibi ekranlara bakarak geçirilen zamanı ifade eder. Aşırı ekran süresi, ruh sağlığı ve fiziksel sağlık üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir.
Şema
스키마
Dünyayı anlamlandırmak için kullandığımız zihinsel bir çerçevedir. Çocukluktan itibaren deneyimler aracılığıyla oluşan temel inançlardır.
Şema Teorisi
스키마 이론
Dünyayı anlamlandırmak ve yeni bilgileri işlemek için kullandığımız zihinsel çerçeveler (şemalar) hakkında bir teoridir. Geçmiş deneyimlerle oluşan bu çerçeveler, yeni deneyimleri yorumlamamıza yardımcı olur.
Stanley Milgram
스탠리 밀그램
Stanley Milgram, otorite itaati deneyleriyle tanınan bir sosyal psikologdur. Sıradan insanların bir otorite figürünün talimatlarıyla başkalarına zarar verebileceğini gösteren çarpıcı deney sonuçlarını yayımladı. 'Altı derece ayrılık' teorisiyle de bilinmektedir.
Stanford Hapishane Deneyi
스탠포드 감옥 실험
Bu, rollerin ve durumların insanın davranışını ne kadar değiştirebileceğini gösteren ünlü bir deneydir. Çevrenin gücüne karşı uyarı niteliği taşıyan bir örnektir.
Stockholm Sendromu
스톡홀름 증후군
Bu, bir rehinenin veya mağdurun faillere karşı sempati ya da olumlu duygular geliştirdiği psikolojik bir olgudur. Aşırı koşullarda hayatta kalma mekanizması olarak anlaşılmaktadır.
Stres Yönetimi
스트레스 관리
Stresi sağlıklı bir şekilde ele almak ve azaltmak için kullanılan çeşitli strateji ve tekniklerin bütününü ifade eder. Zihin ve beden dengesini korumaya yardımcı olur.
Stres Zihniyeti
스트레스 마인드셋
Stres zihniyeti, stresin zararlı mı yoksa büyüme için bir fırsat mı olduğuna dair kişinin inanç ve tutumlarını ifade eder. Bu bakış açısı, stresin bizi nasıl etkilediğini belirler.
Stres Tepkisi
스트레스 반응
Stres tepkisi, bir tehdit ya da baskı hissettiğimizde vücudumuzda ve zihnimizde ortaya çıkan bir dizi değişikliği ifade eder.
Stres Tamponlama (Stress Buffering)
스트레스 완충
Stres tamponlama, sosyal destek veya iç kaynakların stresin olumsuz etkilerini azaltan koruyucu işlevini ifade eder.
Stres Bulaşması
스트레스 전염
Başka bir kişinin stresi bize de geçerek birlikte gerginlik veya kaygı hissetmemize neden olan bir olgudur. Bir kişinin yaşadığı stres, çevresindeki kişilere yayılarak onlarda da benzer stres tepkilerine yol açar.
Stres Hormonları
스트레스 호르몬
Stres durumlarında vücut tarafından salgılanan hormonlar olup en bilinenleri kortizol ve adrenalindir.
Stres Dayanıklılığı (Stress Resilience)
스트레스 회복탄력성
Stresli durumlar yaşandıktan sonra bile hızla eski haline dönebilme ve daha da ileri giderek büyüyebilme ruhsal gücüdür. Bu kapasite, çalışarak geliştirilebilir.
Stres-Hastalık Modeli (Stress-Illness Model)
스트레스-질병 모델
Bu teori, stresin fiziksel hastalıklara yol açabileceğini veya mevcut hastalıkları kötüleştirebileceğini açıklar. Zihinsel yükün bedeni de etkilediğine dair bilimsel kanıtlar sunar.
Stres ve Fiziksel Sağlık
스트레스와 신체 건강
Bu alan, kronik stresin vücudumuzun sağlığı üzerindeki çeşitli etkilerini araştırmaktadır. Zihinsel yükün bedeni de etkilediğini anlamak, daha iyi bir sağlık yönetimini mümkün kılar.
Stroop Etkisi
스트룹 효과
Bir kelimenin anlamı ile yazıldığı renk birbirinden farklı olduğunda tepki yavaşlar ve kafa karışıklığı yaşanır. Bu durum, otomatik işleme ile bilinçli işlemenin çarpışmasından kaynaklanır.
Stephen Porges
스티븐 포제스
Stephen Porges, Polivagal Teorisi'ni (Polyvagal Theory) öneren bir nörobilimcidir; bu teori, vücudumuzun otonom sinir sisteminin güvenlik hissi ve sosyal bağlantıdaki rolünü ortaya koymaktadır.
Yas Tutan Bir Kişiyi Destekleme
슬퍼하는 사람 지지하기
Sevdiği birini kaybeden ya da büyük bir yıkım yaşayan kişinin yanında sıcak bir şekilde bulunmak ve onu desteklemek demektir. Bazen sözcüklerden çok yanında olmak, en büyük teselli kaynağı olabilir.
Yas Toparlanması
슬픔 회복
Bu, önemli bir kayıptan sonra derin acıdan yavaş yavaş iyileşme sürecidir. Acı tamamen kaybolmaz; onunla birlikte yaşamayı öğreniriz.
Yas Aşamaları
슬픔의 단계
Yas aşamaları, sevilen birini kaybetmenin ya da büyük bir yıkım yaşamanın ardından geçilen duygusal değişim sürecini ifade eder. Yasta belirli bir sıra ya da süre yoktur; kendi hızınızda yas tutmak tamamen doğaldır.
Alışkanlık Döngüsü
습관 고리
Bu, ipucu-davranış-ödül şeklinde oluşan alışkanlığın üç aşamalı döngüsel yapısıdır.
Alışkanlık Oluşumu
습관 형성
Tekrarlanan davranışların otomatik hale gelerek bilinçli çaba gerektirmeden gerçekleştirildiği süreçtir.
At Destekli Terapi (Equine Therapy)
승마 치료
Atlarla kurulan etkileşim ve etkinlikler aracılığıyla duygusal denge, öz farkındalık ve kişilerarası ilişki becerilerini geliştiren bir hayvan destekli terapi yöntemidir. Bu sıcak ve duyarlı varlıkla birlikte zaman geçirerek derin bir iç iyileşme deneyimi yaşanır.
Yüceltme (savunma mekanizması)
승화(방어기제)
Yüceltme, toplumsal açıdan kabul edilmesi güç olan istek veya dürtülerin yapıcı ve değerli etkinliklere dönüştürüldüğü olgun bir savunma mekanizmasıdır.
Zaman Yönetimi
시간 관리
Sınırlı zamanı verimli kullanarak stresi azaltmayı ve üretkenliği artırmayı hedefleyen bir stratejidir.
Görsel-Uzamsal Ön Bellek
시공간 메모장
Bu, görsel imgeleri ve uzamsal bilgileri geçici olarak depolayan ve işleyen zihinsel bir çalışma alanıdır.
Kıskançlık (Haset)
시기심
Kıskançlık, başkasının sahip olduğu şeylere imrenmek ve kendinizin de sahip olmak istediğinizi hissetmektir.
Kıskançlıkla Başa Çıkma
시기심 대처
Başkasının sahip olduğu bir şeyi istemenin verdiği rahatsızlığı yapıcı bir şekilde fark etmek ve yanıtlamak.
Sinaps
시냅스
Sinaps, iki nöron arasındaki bağlantı noktasıdır ve sinyallerin bir nörondan diğerine iletildiği yerdir.
Sinaptik Plastisite (Synaptic Plasticity)
시냅스 가소성
Beynin, deneyim ve öğrenmeye bağlı olarak sinir hücreleri arasındaki bağlantıları (sinapsları) güçlendirme veya zayıflatma konusundaki esnek yeteneğidir.
Sinaptik Budama
시냅스 가지치기
Bu, beynin verimli çalışabilmek için kullanılmayan sinir bağlantılarını temizlediği doğal bir süreçtir.
Talamus
시상
Talamus, duyusal bilgileri alarak beyin korteksinin uygun bölgelerine ileten bir beyin yapısıdır.
Hipotalamus
시상하부
Hipotalamus, vücut sıcaklığı, açlık, susuzluk ve uyku gibi fizyolojik denge süreçlerini düzenleyen küçük bir beyin bölgesidir.
Sistem 1 ve Sistem 2
시스템 1과 시스템 2
Zihnimizde aynı anda iki düşünme biçimi birlikte çalışır: hızlı ve sezgisel düşünme (Sistem 1) ile yavaş ve analitik düşünme (Sistem 2).
Situationship (Belirsiz İlişki)
시추에이션십
Ne romantik bir ilişki ne de sadece arkadaşlık olan, tanımı muğlak bir ilişki durumunu ifade eder.
Sınav Kaygısı
시험 불안
Sınav veya değerlendirme durumlarında aşırı gerginlik ve kaygı hissetme halidir. Yeterince hazırlanmış olmaya rağmen sınavda performans gösterememek deneyimiyle ilişkilidir.
Sınav Kaygısıyla Başa Çıkma Yöntemleri
시험 불안 대처법
Sınav kaygısı, sınav ortamında aşırı endişe ve gerginlik hissetme durumudur. Doğru stratejilerle bu durum rahatlıkla yönetilebilir.
Sinirsel Yol
신경 경로
Beynin bir bölgesinden diğerine sinyal ileten sinir lifi demetleridir. Alışkanlıklarımız, duygularımız ve düşünme biçimlerimizin tamamı bu yollar boyunca şekillenir.
Sinir Devresi
신경 회로
Belirli bir işlevi yerine getirmek için birlikte çalışan sinir hücrelerinin ağıdır. Duygular, düşünceler ve davranışların tamamı bu devrelerin faaliyetiyle oluşur.
Nöroplastisite
신경가소성
Beynin deneyimlere bağlı olarak yapısını ve işlevini değiştirme kapasitesi.
Glial Hücreler
신경교세포
Bunlar beyinde sinir hücrelerini destekleyen, koruyan ve besleyen hücrelerdir. Sinir hücrelerinin güçlü yardımcıları olarak beyin işlevlerinin sürdürülmesinde vazgeçilmez bir rol oynarlar.
Nöroendokrin Sistem
신경내분비계
Sinir sistemi ile endokrin sistemin (hormon sistemi) birlikte çalıştığı bir sistemdir. Stres, duygular, uyku ve iştahı düzenleyerek vücut ve zihin dengesini korur.
Nöroçeşitlilik
신경다양성
Her insanın beyninin farklı çalışmasını doğal bir çeşitlilik olarak gören bir bakış açısıdır. ADHD, otizm spektrumu gibi durumlar 'kusur' değil, 'farklılık' olarak anlaşılır.
851–900 / 1812