Depresyonda Olumsuzluk Yanlılığı
우울에서의 부정편향
Depresif bir durumda olumsuz bilgilere daha fazla dikkat etme ve onları daha iyi hatırlama eğilimi gösteren bilişsel bir yanlılıktır. İyi şeyler göze çarpmaz, kötü şeyler ise çok büyük hissettiriri — bu zihnin bir filtresi gibidir.
Depresyonda Öğrenilmiş Çaresizlik
우울에서의 학습된 무기력
Tekrarlanan başarısızlıklar veya kontrol edilemeyen durumlar yaşandıktan sonra, 'ne yapsam olmaz' şeklinde bir çaresizlik hissi gelişir ve bu his depresyona dönüşür. Değişimin mümkün olduğu durumlarda bile denemeyi bırakma eğilimi olarak kendini gösteren bir zihinsel kalıptır.
Depresif Realizm
우울적 현실주의
Bu, depresif ruh halindeki kişilerin gerçekliği daha doğru bir şekilde algılayabileceğini öne süren psikolojik bir hipotezdir. Ancak bu, depresyonun iyi bir şey olduğu anlamına kesinlikle gelmez.
Depresyon
우울증
Sürekli üzüntü, isteksizlik ve ilgi kaybıyla kendini gösteren bir ruh hali bozukluğudur. Herkes yaşayabilir.
Depresyondaki Birine Destek Olmak
우울한 사람 지지하기
Depresyon yaşayan sevdiğiniz birinin yanında anlayış ve sabırla bulunmak ve ona destek olmak demektir. Sıcak ilginiz o kişi için büyük bir güç kaynağı olabilir.
Depresyonla Nasıl Başa Çıkılır
우울할 때 어떻게 하나요
Üzgün hissetmek geçici bir duygu olabilir, ancak uzun süre devam ederse aktif olarak yönetilmesi gerekir.
Arkadaşlığın Bitmesi
우정의 결별
Bu, değer verilen bir arkadaşlığın sona ermesi deneyimidir. Romantik bir ayrılık kadar derin bir üzüntü ve kayıp hissi yaratabilir.
Egzersiz ve Beyin
운동과 뇌
Düzenli fiziksel egzersiz, beynin yapısı ve işlevleri üzerinde olumlu etkiler yaratır. Egzersiz, ruh halini iyileştirme, hafızayı güçlendirme ve stresi azaltmada büyük yardım sağlar.
Egzersiz ve Ruh Sağlığı
운동과 정신건강
Bu konu, düzenli egzersizin depresyon, kaygı ve stresi azaltmada ve ruh sağlığını iyileştirmede etkili olduğunu gösteren araştırma bulgularını kapsamaktadır.
Egzersiz Psikolojisi
운동심리학
Egzersizin zihinsel sağlık üzerindeki etkilerini araştıran bir psikoloji dalıdır. Bilimsel araştırmalar, düzenli fiziksel aktivitenin depresyon ve kaygıyı azaltmada ve duygusal dengeyi sağlamada büyük ölçüde yardımcı olduğunu ortaya koymaktadır.
Egzersizin Psikolojik Etkileri
운동의 심리적 효과
Düzenli egzersiz; ruh halini iyileştirme, stresi azaltma ve bilişsel işlevleri geliştirme gibi olumlu psikolojik etkiler sağlar.
İş-yaşam dengesizliğiyle başa çıkma
워라밸 불균형 대처
İş ve kişisel yaşam arasındaki denge bozulduğunda sağlıklı sınırlar koyarak hayatınızdaki uyumu yeniden kazanma yollarıdır.
Köken Ailesi (Family of Origin)
원가족
Köken ailesi, doğduğunuz ve büyüdüğünüz ailedir. Köken ailedeki deneyimler, yetişkinlik dönemindeki ilişki örüntüleri ve duygusal tepkiler üzerinde derin bir etki bırakır.
Uzaktan Sağlık Hizmetleri
원격건강
İnternet veya telefon aracılığıyla sağlık hizmetleri almanın bir yoludur. Evden rahatça danışmanlık veya tedavi alınabilir; bu sayede zaman ve mekân kısıtlamaları azalır.
Kin / İçerleme
원한
Geçmişte yaşanan haksız bir muamele ya da yaranın yol açtığı öfke ve kırgınlığın uzun süre kalpte kalması durumudur.
Prototip Teorisi
원형 이론
Bu teori, bir kavramı anlarken o kategorinin en tipik örneğini (prototip) esas alarak karar verdiğimizi savunur. Tıpkı 'kuş' denildiğinde akla ilk serçenin gelmesi gibi, zihnimizde her kategori için bir temsil imgesi bulunur.
Arketip
원형(아키타입)
Jung psikolojisinde arketip, kolektif bilinçdışında ikamet eden evrensel ve doğuştan gelen bir psikolojik örüntüdür — tüm insan kültürleri, mitler ve rüyalar arasında paylaşılan tekrarlayan sembolik bir imge veya temadır.
Premenstrüel Disforik Bozukluk
월경전불쾌감장애
Adet döneminden önce aşırı duygusal değişimler ve fiziksel rahatsızlıkların ortaya çıkarak günlük yaşamı ciddi biçimde etkilediği bir durumdur.
Pazartesi Sendromu Yönetimi
월요병 관리
Pazartesi günü yaklaştığında hissedilen üzüntü, isteksizlik ve yorgunluğu sağlıklı biçimde yönetme yöntemlerini kapsar. Hafta sonundan günlük rutine geçiş sürecinde yaşanan doğal bir duygudur.
İyi Oluş (Well-being)
웰빙
İyi oluş, bir kişinin fiziksel, zihinsel ve sosyal açıdan sağlıklı ve dengeli bir durumda olmasını ifade eder.
kriz
위기
Mevcut başa çıkma yöntemlerinin yetersiz kaldığı, kişiyi derinden etkileyen zorlu psikolojik durumlara kriz denir.
kriz müdahalesi
위기 개입
Ani ve yoğun bir psikolojik kriz yaşayan kişiye hemen destek sağlayarak güvenliğini ve iç dengesini yeniden kazanmasına yardımcı olmaktır.
Kriz Yaşayan Bir Arkadaşa Yardım Etmek
위기의 친구 돕기
Psikolojik kriz yaşayan bir arkadaşa güvenli biçimde yardım etmenin yoludur. Uzman olmasan bile, sıcak bir kalple yanında olmak bile büyük bir güç kaynağı olabilir.
Winnicott
위니콧
Winnicott, 'yeterince iyi anne' ve 'geçiş nesnesi' kavramları aracılığıyla çocuğun duygusal gelişiminde bakım ortamının önemini vurgulayan İngiliz bir çocuk doktoru ve psikanalisttir.
Plasebo Etkisi (Placebo Effect)
위약 효과(플라시보)
Plasebo etkisi, gerçek bir terapötik etkisi olmayan sahte bir ilaç veya tedavi alınmasına rağmen, 'işe yarayacak' inancı nedeniyle belirtilerin gerçekten iyileştiği bir olgudur.
Zarar Azaltma
위해 감소
Sorunlu bir davranışı hemen tamamen durdurmak zor olduğunda, bu yaklaşım o davranışın yol açtığı zararı en aza indirmeyi birincil hedef olarak benimser. Pratik ve şefkatli bir yöntemdir.
Risk Değerlendirmesi
위험 평가
Bir bireyin kendisine veya başkalarına zarar verme olasılığını sistematik biçimde değerlendirerek uygun önleme ve müdahale planları oluşturma sürecidir. Amaç birine 'tehlikeli' etiketi yapıştırmak değil, riski anlamak ve önlemektir.
Tehlikelilik Değerlendirmesi
위험성 평가
Bu, bir bireyin kendisine veya başkalarına zarar verme olasılığını profesyonel olarak değerlendiren ve uygun koruyucu önlemlerin alınmasını sağlayan bir süreçtir.
Yıldırma / Gözdağı Verme (Intimidation)
위협
Yıldırma, karşı tarafta korku yaratarak onu itaat ettirmeye veya kendi isteklerine uymaya zorlamaya yönelik bir davranıştır. Korku kullanılarak diğer kişi üzerinde kontrol kurmayı amaçlayan bir baskı biçimidir.
William James
윌리엄 제임스
William James, Amerikan psikolojisinin babası olarak anılır; bilinç akışı, duygu teorisi ve pragmatizm felsefesiyle modern psikolojinin temellerini atmıştır.
yeterlilik duygusu
유능감
Bir şeyi başarabildiğini hissetmek ve gerçekten etkili biçimde yapabilme becerisidir.
Eudaimonia
유대이모니아
Aristoteles'in tanımladığı gerçek mutluluk; erdem ve anlamlı bir yaşam aracılığıyla elde edilen derin bir tatmindir.
Akışkan Zeka
유동성 지능
Bu, önceki bilgilere dayanmadan yeni problemleri mantıksal olarak çözebilme yeteneğidir. Örüntüleri fark etmek, akıl yürütmek ve esnek düşünmek bu zekanın temelini oluşturur; deneyimden bağımsız olarak işlev görür.
Hayalet Titreşim Sendromu
유령 진동 증후군
Bu, telefon gerçekte titreşmediği veya bildirim gelmediği hâlde kişinin titreşim ya da bildirim gelmiş gibi hissettiği bir olgudur.
Düşük sonrası
유산 후
Düşük sonrası yaşanan derin üzüntü, kayıp hissi ve iyileşme süreci. Söze dökmesi zor olsa da bu acı, yas tutmak için zamana ihtiyaç duyar.
Östres
유스트레스
İyi stres olarak da bilinen östres, uygun düzeydeki gerilim ve heyecanın motivasyonu ve büyümeyi desteklediği olumlu bir stres biçimidir. Stres her zaman kötü değildir!
İdame Aşaması (Maintenance Stage)
유지 단계
Bu, kişinin değiştirilmiş davranışı 6 aydan fazla süre boyunca istikrarlı biçimde sürdürdüğü aşamadır. Yeni davranış yavaş yavaş alışkanlığa dönüşmektedir, ancak yine de sürekli dikkat gerekmektedir.
Baştan Çıkarma Taktikleri
유혹 전술
Karşı tarafın duygusal ihtiyaçlarını tespit ederek çekicilik ve ilgiyle onu kendine çekmeyi ve kendi amaçlarına ulaşmayı hedefleyen stratejilerdir. Bu taktikler genellikle gerçek duygular olmaksızın hesaplı biçimde uygulanır.
Emekliliğe uyum
은퇴 대처
Uzun yıllar süren iş hayatının sona ermesiyle birlikte yaşanan kimlik karmaşası ve kayıp duygusunu sağlıklı biçimde atlatma sürecidir.
Emekliliğe Uyum
은퇴 적응
Çalışma hayatının sona ermesinin ardından yeni bir yaşam biçimine uyum sağlama sürecini ifade eden psikolojik bir kavramdır. Rol değişimine bağlı olarak kimliğin yeniden tanımlanması bu sürecin temel görevidir.
Negatif Belirtiler
음성 증상
Normal işlevlerin azaldığı belirtilerdir. Duygusal ifadede azalma, isteksizlik gibi durumlar ortaya çıkar ve iyileşme daha uzun sürebilir.
Müzik Terapisi
음악치료
Müziği kullanarak psikolojik ve fiziksel sağlığı geliştirmeye yönelik bir tedavi yöntemidir.
Sesbilgisel Döngü
음운 고리
Bu, zihnin ses bilgisini kısa bir süre boyunca tekrarlayarak hafızada tutma mekanizmasıdır. Bir telefon numarasını ezberlemek için içimizden tekrar tekrar söylediğimizde, sesbilgisel döngü devreye giriyor demektir.
Kasıtlı Pratik
의도적 연습
Bu, basitçe tekrar etmek yerine, net hedefler ve geri bildirimle zayıf noktaları yoğun biçimde geliştirmeye odaklanan sistematik bir çalışma yöntemidir. Gerçek büyümeye yol açan pratiğin sırrıdır.
Bilinçli Yaşam (Intentional Living)
의도적인 삶
Alışkanlıkların ya da başkalarının beklentilerinin yönlendirmesiyle değil, kendi değerleri ve amaçları doğrultusunda bilinçli seçimler yaparak yaşama biçimidir.
Tıbbi Travma
의료 트라우마
Tıbbi travma, tıbbi deneyimlerden, örneğin prosedürlerden, hastaneye yatıştan veya teşhislerden kaynaklanan psikolojik sıkıntıdır. Hastane ziyaretleri veya tedavi sırasında hissedilen korku ve çaresizlik uzun süre kalabilir.
Zorunlu Bildirim
의무 신고
Çocuk istismarı, kendine zarar verme veya intihar riski gibi belirli durumlarda uzmanların yasal olarak ilgili kurumlara mutlaka bildirimde bulunma yükümlülüğünü ifade eder.
Anlam
의미
Hayatta anlam ve amaç hissetmek, esenliğin temel bir bileşenidir.
Anlamsal Bellek (Semantic Memory)
의미 기억
Bu bellek türü, dünya hakkındaki genel bilgi ve gerçekleri depolar. Belirli deneyimlerden bağımsız kavramlar, kelime anlamları ve kuralları içerir; dünyayı anlamamızın temelini oluşturur.
Anlam Oluşturma
의미 만들기
Yaşam deneyimlerinden, özellikle zor ve acı verici deneyimlerden anlam ve dersler çıkarma psikolojik sürecidir. Acıya anlam yüklendiğinde iyileşme başlayabilir.
1101–1150 / 1812