doğrulama yanlılığı
확증 편향
Zaten inandığımız şeyi destekleyen bilgilere daha çok dikkat edip tersini görmezden gelme eğilimidir.
Çevre Terapisi (Milieu Therapy)
환경 치료
Terapötik ortamın kendisini bir iyileşme aracı olarak kullanan bir yaklaşımdır. Güvenli ve yapılandırılmış bir alanda günlük etkileşimler aracılığıyla sosyal işlevsellik ve psikolojik iyileşme desteklenir.
Fantom Ağrı (Phantom Pain)
환상통
Ampütasyon nedeniyle artık var olmayan bir vücut bölgesinde ağrı veya his yaşanması fenomenidir. Bu, beynin o bölgeyi hâlâ hatırlaması nedeniyle ortaya çıkar.
Görsel Halüsinasyon
환시
Gerçekte var olmayan şeylerin gözle görüldüğü bir deneyimdir. Pek çok tıbbi nedeni olabileceğinden doğru tanı konulması büyük önem taşır.
İndirgemecilik (Redüksiyonizm)
환원주의
Karmaşık olguları daha basit bileşenlerine ayırarak anlamaya çalışan bir yaklaşımdır. Zihinsel sorunları yalnızca beynin kimyasal işlemleriyle açıklamaya çalışmak, bunun tipik bir örneğidir.
Hasta Güçlendirme
환자 역량 강화
Bu, hastanın kendi sağlığı hakkında bağımsız olarak bilgi edindiği, kararlara katıldığı ve aktif biçimde yönetim sağladığı bir süreçtir. Hasta, pasif bir alıcı olmaktan çıkarak tedavinin aktif bir katılımcısı haline gelir.
Hasta Rolü
환자 역할
Bu kavram, hastalandığında toplumun bireyin nasıl davranmasını beklediğini ve hastanın sahip olduğu özel hak ve yükümlülükleri açıklar. Hastalığın yalnızca bireyi değil, sosyal ilişkileri de etkilediğini gösterir.
Hayalet Uzuv Ağrısı
환지통
Hayalet uzuv ağrısı, kaza veya ameliyat sonucu kaybedilen bir kol ya da bacakta hâlâ ağrı hissedilmesi olgusudur. Bu ağrı hayal ürünü değil, gerçek bir deneyimdir.
İşitsel varsanı
환청
Gerçekte ses olmadığı halde ses ya da konuşma duymak.
Öfori (Coşku)
환희
Bu, aşırı mutluluk ve esrime hali olan bir ruh durumudur. Dünyanın güzel göründüğü bir his gibidir.
Aksiyon Potansiyeli
활동 전위
Bir nöronun bilgi iletmek için ürettiği hızlı elektrik sinyali; tüm düşüncelerin, duyguların ve hareketlerin temelini oluşturur.
Canlılık / Yaşam Enerjisi (Vitality)
활력
Canlılık, beden ve zihnin enerjiyle dolup taştığı, hayata karşı coşku ve neşenin hissedildiği bir durumdur. Yaşıyor olmayı bütünüyle hissetmenin sıcak enerjisidir.
Altın Çocuk
황금 아이
Altın çocuk, aile içinde özellikle idealize edilen ve övülen çocuğu ifade eder. Dışarıdan iyi görünse de bu çocuk mükemmel olmak zorunda olmanın baskısıyla boğuşabilir.
Geriye Dönük Önyargı (Retrospective Bias)
회고 편향
Bir olay gerçekleştikten sonra 'zaten böyle olacağını biliyordum' hissine kapılmak, geriye dönük önyargının ta kendisidir. Sonradan kesinlik yanılgısı olarak da bilinen bu önyargıda, sonucu öğrendikten sonra onu önceden tahmin edilebilirmiş gibi algılarız.
Gri Madde (Grey Matter)
회백질
Gri madde, beyin ve omurilikte sinir hücrelerinin hücre gövdelerinin yoğunlaştığı bölümdür; bilgiyi işleme ve karar verme süreçlerinde kritik bir rol üstlenir. Düşüncelerimizin, duygularımızın ve anılarımızın oluştuğu bu değerli bölge, zihinsel yaşamımızın merkezidir.
İyileşme Modeli
회복 모델
Ruh sağlığı sorunları yaşansa bile kişinin kendine özgü anlamlı bir yaşamı yeniden kazanabileceğini savunan umut dolu bir bakış açısıdır. Bu model, belirtilerin tamamen ortadan kalkmasından çok bireysel gelişimi ve öz belirlemeyi ön plana çıkarır.
Onarım Girişimi
회복 시도
Çatışma sırasında ilişkiyi yeniden bağlamak için yapılan büyük ya da küçük tüm çabaları ifade eder. Dr. John Gottman'ın vurguladığı sağlıklı ilişkilerin temel unsurudur.
İyileşme Sermayesi (Recovery Capital)
회복 자본
Bağımlılık veya ruh sağlığı sorunlarından iyileşmeye yardımcı olan iç ve dış kaynakların bütünüdür. Bu kaynaklar ne kadar zengin olursa, iyileşmenin olasılığı ve sürekliliği o kadar yüksek olur.
İyileşme Odaklı Bakım
회복 지향 돌봄
Ruh sağlığı hizmetleri sunulurken bireyin öz belirleme hakkını ve umudunu merkeze alan bir bakım yaklaşımıdır. Uzmanın tek taraflı yönlendirmesi değil, birlikte yürüyen ortaklık temelli bir yaklaşımdır.
Onarıcı Adalet
회복적 정의
Bu yaklaşım, suçun neden olduğu zararı ceza yerine ilişkilerin onarılması ve iyileşme üzerine odaklanarak çözmeyi amaçlar. Mağdur, fail ve toplum birlikte katılarak yaraları iyileştirme sürecini yaşar.
Psikolojik Dayanıklılık (Resilience)
회복탄력성
Zorluklardan sonra yeniden ayağa kalkma gücüdür. Düşsek de tekrar kalkabilme yeteneğidir.
Hatırlama ve Tanıma (Recall vs Recognition)
회상 vs 재인
Hatırlama, herhangi bir ipucu olmadan bellekten bilgiyi çağırmaktır; tanıma ise daha önce görülen bir şeyi seçenekler arasında fark etmektir. Aynı anı olsa bile bilgiyi geri getirme biçimine göre zorluk düzeyi farklılaşır.
Gri Kaya Yöntemi
회색바위 기법
Bu, manipülatif bir kişiyle ilişkide duygusal tepkilerinizi en aza indirerek, yol kenarındaki gri bir kaya gibi sıkıcı ve tepkisiz bir hedef haline geldiğiniz bir öz-koruma stratejisidir.
Kaçınma
회피
Kaçınma, kaygı veya sıkıntıya neden olan durumlardan, düşüncelerden veya duygulardan bilinçli ya da bilinçsiz olarak uzak durma eylemidir. Kısa vadede rahatsızlığı azaltsa da zamanla kaygıyı güçlendirme eğilimindedir.
kaçınmacı başa çıkma
회피 대처
Kaçınmacı başa çıkma, kişinin stres kaynağından veya bu kaynağın tetiklediği duygulardan uzaklaştığı ya da dikkatini başka yöne çektiği bir stres yönetimi stratejisidir; sorunla doğrudan yüzleşmek yerine kaçma yolunu seçer.
Kaçıngan bağlanma
회피 애착
Duygusal yakınlık arttığında mesafe koyma eğilimi gösteren bağlanma biçimi.
Kaçınma Davranışı
회피 행동
Kaçınma davranışı, kaygı veya rahatsızlık yaratan kişilerden, yerlerden, etkinliklerden veya iç deneyimlerden bilinçli olarak uzak durma örüntüsüdür. Anlık rahatlama sağlasa da zamanla korkuyu güçlendirir ve yaşam alanını giderek daraltır.
Kaçıngan kişilik bozukluğu
회피성 성격장애
Reddedilme ve eleştirilme korkusunun ilişkilerden kaçınmaya yol açtığı kişilik örüntüsü.
Kazanılmış Güvenli Bağlanma
획득된 안정 애착
Bu, güvensiz bir bağlanma stiliyle büyümüş olan bir kişinin, sonraki deneyimler ve çabalar aracılığıyla güvenli ve istikrarlı bir bağlanma stiline kavuştuğu durumu ifade eder.
Etki Yasası
효과의 법칙
Tatmin edici sonuçlar doğuran davranışlar tekrarlanır, hoş olmayan sonuçlar doğuran davranışlar ise azalır. Bu, davranışın sonuçlarının gelecekteki davranışı belirlediğini öne süren temel bir psikoloji ilkesidir.
Hale Etkisi (Halo Etkisi)
후광 효과
Bir kişinin tek bir olumlu özelliği nedeniyle diğer tüm özelliklerinin de olumlu değerlendirilmesi eğilimidir.
Oksipital Lob
후두엽
Beynin en arka kısmında yer alan bu bölge, görsel bilgilerin işlendiği temel merkezdir. Dünyayı 'görme' yeteneğimiz tam olarak buradan başlar.
Hoovering (Elektrikli Süpürge Taktiği)
후버링
Hoovering, ilişkiyi bitirmek isteyen kişiyi yeniden ilişkiye çekmek için çeşitli stratejiler kullanan manipülatif bir davranıştır. Adını 'Hoover' elektrikli süpürge markasından alır; tıpkı bir elektrikli süpürgenin tozu içine çekmesi gibi, manipülatör de karşısındaki kişiyi ilişkiye geri çekmeye çalışır.
Epigenetik (Epigenetics)
후성유전학
DNA dizisinin kendisi değişmeden, çevre ve deneyimlerin etkisiyle genlerin ifadesinin nasıl değişebildiğini araştıran bir bilim dalıdır. Bu, yaşadığımız deneyimlerin gen aktivitesini etkileyebildiği anlamına gelir.
pişmanlıkla başa çıkma
후회 대처
Geçmişteki seçimler ya da yapılamayan şeyler yüzünden kendini suçlamak yerine, o deneyimden bir şeyler öğrenip ileriye bakabilme becerisidir.
Hygge
휘게
Sıcaklık, rahat ve tatmin edici birliktelik içinde hayatın basit anlarında derin tatmin bulmayı tarif eden Danimarka ve Norveç yaşam anlayışı.
Telefon Ayrılık Kaygısı (Nomofobi)
휴대폰 분리 불안
Cep telefonu yanında olmadığında kaygı ve huzursuzluk hissedilen psikolojik duruma 'nomofobi' de denir.
Sezgisel Kısayollar / Buluşsal Yöntem (Heuristics)
휴리스틱
Karmaşık sorunlar hakkında hızlı kararlar vermek için zihnin kullandığı mental kısayollardır. Mükemmel olmasa da çoğu durumda verimli çalışan sezgisel bir düşünme biçimidir.
Dinlenme ve İyileşme
휴식과 회복
Beden ve zihnin enerjisini yenilemek için bilinçli olarak dinlenme ve toparlanma sürecidir. Gerçek dinlenme tembellik değil, daha iyi bir yaşam için zorunlu bir yatırımdır.
Siyah-beyaz düşünme
흑백 사고
Her şeyi uçlarda görmek; ya tamamen iyi ya da tamamen kötü, ya başarı ya da başarısızlık olarak düşünmek.
Umut
희망
Umut, hedeflerinize ulaşmak için yollar bulabileceğinize ve bu yolları izleme iradesine sahip olduğunuza dair inançtır.
Günah Keçisi (Scapegoat)
희생양
Bu, bir aile ya da grubun tüm sorunlarının tek bir kişiye yüklenerek o kişinin suçlandığı bir roldür.
Günah keçisi yapma (Scapegoating)
희생양 만들기
Bir grup ya da bireyin sorunlarını ve sorumluluklarını belirli bir kişiye yükleyerek o kişiyi haksız yere suçlamanın hedefi haline getirme eylemidir. Günah keçisi yapılan kişi gerçekte hiçbir hata yapmamış olsa bile grubun öfkesini ve eleştirilerini tek başına üstlenmek zorunda kalır.
Fedakâr Aşk
희생적 사랑
Bu, kişinin başkasının mutluluğu için kendi istek ve çıkarlarından isteyerek vazgeçtiği bir aşk biçimidir. Güzel olmakla birlikte, sağlıklı bir denge kurmak büyük önem taşır.
Kıtlık İlkesi
희소성의 원리
Bir şeyin nadir olduğunu ya da yakında ortadan kalkacağını hissettiğimizde, ona çok daha yüksek bir değer biçme eğilimi gösteririz — işte bu, kıtlık ilkesinin özüdür.
A Tipi Stres
A형 스트레스
A tipi stres, güçlü rekabet duygusu, sabırsızlık ve mükemmeliyetçilik gibi A tipi kişilik özelliklerinden kaynaklanan kronik bir strestir. Sürekli zamana karşı yarışma hissi ve daha fazlasını başarmak zorunda olma baskısı hem zihni hem de bedeni yorar.
Yapay Zeka ve Ruh Sağlığı
AI와 정신건강
Yapay zekanın ruh sağlığı bakımına uygulanması; AI danışmanlık chatbotları, duygu analizi ve dijital terapötikler dahil olmak üzere hızla gelişen bir alan.
B.F. Skinner
B.F. 스키너
Edimsel koşullanma ile tanınan davranışçı psikolog.
Big Five kişilik modeli
Big Five 성격 모델
Kişiliği beş büyük özellik üzerinden açıklayan model.
BMI ve ruh sağlığı
BMI와 정신건강
Kilo, beden algısı ve ruh halinin birbiriyle ilişkisi.
1751–1800 / 1812