Hızlı Döngüsellik
급속 순환
Bu, bipolar bozuklukta bir yıl içinde 4 veya daha fazla kez duygu durum epizodunun (mani/depresyon) tekrarlandığı bir örüntüdür.
Pozitif Psikoterapi
긍정 심리치료
Bu, psikolojik güçlüklerin üstesinden gelmek için bireyin güçlü yönlerine, olumlu duygularına ve yaşam anlamına odaklanan bir terapi yöntemidir. Yalnızca sorunlarla ilgilenmekle kalmayıp iyilikleri geliştirmeyi hedefleyen dengeli bir yaklaşımdır.
Pozitif Duygu
긍정 정서
Pozitif duygu; sevinç, zevk ve memnuniyet gibi iyi hislerin genel adıdır.
Pozitif Psikoloji
긍정심리학
İnsan güçlü yönlerine, mutluluğa ve potansiyele odaklanan bir psikoloji dalıdır.
Pozitif Duygular
긍정적 감정
Neşe, minnettarlık, sevgi ve umut gibi zihni aydınlatan ve kalbi ısıtan güzel duygulardır. Bu duygular yaşam kalitesini artırır ve psikolojik iyilik halini destekler.
Pozitif Müdahaleler
긍정적 개입
Mutluluğu ve refahı artırmak için bilimsel olarak kanıtlanmış etkinlikler veya programlardır.
Olumlu Başa Çıkma (Positive Coping)
긍정적 대처
Olumlu başa çıkma, stres veya zorluklarla karşılaşıldığında sağlıklı ve yapıcı yöntemlerle yanıt vermek anlamına gelir. Bu yaklaşım, zor durumlarda bile psikolojik iyilik halini korumamıza yardımcı olur.
Olumlu Öz Konuşma
긍정적 자기 대화
Olumlu öz konuşma, zihninizde kendinize söylediğiniz sözleri sıcak ve cesaret verici hale getirmektir. İç sesinizi kendi destekleyici müttefikiniz haline getirmeyi amaçlar.
Olumlu Saygı
긍정적 존중
Karşıdaki kişiyi olduğu gibi değerli görmek ve ona sıcaklıkla yaklaşmak anlamına gelir. Sağlıklı ilişkilerin temel taşıdır.
Olumlu Yanılsamalar
긍정적 착각
Kişinin kendisi, geleceği ve kontrol gücü hakkında gerçeklikten biraz daha olumlu düşünme eğilimidir. Uygun düzeydeki olumlu yanılsamalar ruh sağlığına katkı sağlar.
Olumlu Onaylama
긍정적 확언
Olumlu onaylama, kendinize güç veren olumlu cümleleri tekrar ederek zihniyetinizi yavaş yavaş değiştirme yöntemidir.
Fonksiyonel Nörolojik Bozukluk
기능신경장애
Beynin yapısal hasarı olmaksızın felç, nöbet ve duyusal anormallikler gibi nörolojik belirtilerin ortaya çıktığı bir durumdur. Vücudun gönderdiği sinyaller ile zihin arasındaki bağlantıda bir sorun oluşmaktadır.
Fonksiyonel Manyetik Rezonans Görüntüleme (fMRI)
기능적 자기공명영상
Beyin aktivitesini gerçek zamanlı olarak görüntü olarak gösteren bir beyin tarama tekniğidir. Herhangi bir düşünce ya da duygu hissedildiğinde beynin hangi bölümünün aktifleştiğini belirlemeye yarar.
Fonksiyonel Manyetik Rezonans Görüntüleme (fMRI)
기능적 자기공명영상(fMRI)
Beyndeki kan akışı değişikliklerini ölçerek hangi beyin bölgelerinin aktive olduğunu görüntü olarak gösteren bir teknolojidir.
Beklemeyle başa çıkma
기다림 대처
Bir sonucu beklerken hissedilen kaygı ve huzursuzluğu sağlıklı biçimde yönetme ve o süreci anlamlı geçirme yollarıdır.
Beklenti Yönetimi
기대 관리
Hayal kırıklığını ve çatışmaları azaltmak için beklentileri gerçekçi biçimde düzenleme psikolojik becerisidir. Sağlıklı beklenti yönetimi ilişkilerdeki memnuniyeti artırır.
Beklenti Teorisi
기대 이론
Bu teori, bir kişinin hangi davranışı seçeceğinin, o davranışın iyi sonuçlar doğuracağına dair beklentisine göre değiştiğini öne sürer. Çabanın başarıya, başarının ise değerli bir ödüle yol açacağına duyulan inanç, motivasyonun temelidir.
Temel Atıf Hatası
기본적 귀인 오류
Başkalarının davranışlarını durumsal faktörler yerine onların kişilik özelliklerine ya da karakterine bağlama eğilimidir.
Duygu Durumu Dalgalanmaları
기분 변동
Duyguların hızlı ve aşırı biçimde inip çıktığı bir durumdur. Bir an iyi hissederken aniden üzüntüye ya da öfkeye kapılmak gibi, duygusal bir roller coaster'a binmek gibi bir deneyimdir.
Duygudurum Dengeleyici
기분 안정제
Bu ilaç, duygudurumdaki aşırı dalgalanmaları azaltır. Bipolar bozukluğun tedavisinin temel taşıdır.
Duygu Uyumu (Mood Congruence)
기분 일치
Bu, mevcut ruh halimizle örtüşen bilgileri daha iyi hatırlamamıza ve fark etmemize yol açan bir olgudur. Üzgün olduğumuzda üzücü anılar, mutlu olduğumuzda ise mutlu anılar daha kolay aklımıza gelir.
Sevinç (Joy)
기쁨
Ruhun derinliklerinden yükselen sıcak ve dolu bir pozitif duygudur. Mutluluğa benzer, ancak çok daha derin ve saf bir duygusal yankı taşır.
Teknoloji Fobisi (Teknofobi)
기술 공포증
Teknofobi, yeni teknolojileri veya dijital cihazları kullanmaya karşı aşırı korku ya da kaygı hissetme durumudur. Teknolojinin hızla değiştiği bir dünyada pek çok kişinin yaşadığı bir güçlüktür.
Bellek Pekiştirme
기억 공고화
Yeni öğrenilen bilgi veya deneyimlerin beyinde kalıcı olarak depolanma sürecidir. Özellikle uyku sırasında aktif biçimde gerçekleşir ve anıları güçlendirerek kalıcı hale getirir.
Bellek Önyargısı
기억 편향
Bu, anılarımızın mevcut duygularımız veya inançlarımız tarafından çarpıtıldığı bir olgudur. Belleğimiz sandığımız kadar doğru değildir.
Bellek Yardımcı Tekniği
기억술
Bilgileri daha kolay hatırlamak için kullanılan strateji veya tekniklerdir. Şarkılar, kısaltmalar ve görsel çağrışımlar gibi çeşitli yöntemler bulunmaktadır.
Bellekte Yeniden Yapılandırma
기억의 재구성
Bellek, bir video kaydı gibi tam olarak saklanmaz; her hatırladığımızda mevcut bilgi ve duygularımızın etkisiyle yeniden oluşturulur. Anılarımız canlı bir hikaye gibi değişmeye devam eder.
Temel oranı göz ardı etme
기저율 무시
Genel olasılıkları bırakıp çarpıcı bir örneğe fazla ağırlık verme eğilimidir.
Mizaç (Temperament)
기질
Doğuştan gelen duygusal ve davranışsal tepki kalıplarıdır. Kişiliğin biyolojik temelidir.
İklim Kaygısı
기후 불안
İklim kaygısı, iklim değişikliği ve ekolojik kriz hakkındaki süregelen korku ve endişenin günlük yaşamı etkileyen bir psikolojik duruma dönüşmesidir.
Acil Öz-Bakım
긴급 셀프케어
Aşırı stres veya duygusal kriz durumlarında kendini hemen sakinleştirmek için kullanılan bir bakım yöntemidir. Kriz anlarında sizi koruyabilecek küçük eylemler büyük bir güç haline gelebilir.
Antagonist
길항제
Antagonist, bir reseptöre bağlanır ama onu etkinleştirmez; aksine etkisini engeller. Nörotransmitterlerin reseptörü aktive etmesini önleyerek belirli fizyolojik veya psikolojik tepkileri inhibe eder.
Derin Dinleme (Deep Listening)
깊은 경청
Karşıdaki kişinin yalnızca söylediklerini değil, duygularını ve niyetlerini de tam olarak anlamaya odaklanarak dinleme biçimidir.
Hastalık Taklidi (Malingering)
꾀병
Dışsal bir kazanım elde etmek amacıyla belirtileri kasıtlı olarak uydurmak veya abartmak anlamına gelir. Gerçek hastalıktan ayırt edilmesi büyük önem taşıyan bir alandır.
Rüya Analizi
꿈 분석
Rüyaların içeriğini yorumlayarak bilinçdışı arzuları, duyguları ve çatışmaları anlamaya çalışan psikolojik bir yöntemdir. Freud ve Jung bu alanın önde gelen kuramcılarıdır.
Düşlerin Yorumu (Freud)
꿈의 해석(프로이트)
Freud'un 1900 yılında yayımladığı eser ve kuram; rüyaların, bastırılmış bilinçdışı arzuların kılık değiştirerek ortaya çıkması olduğunu açıklar.
Çalışarak İşleme (Working Through)
끝까지 다루기
Psikoterapide aynı sorunu farklı açılardan tekrar tekrar keşfederek ve anlayarak kademeli olarak derin bir değişim yaratma sürecidir. Tek bir içgörü yeterli değildir; sürekli ve kararlı bir çalışma gerektirir.
Ben-Mesajı (I-Message)
나 메시지(I-message)
"Sen~" yerine "Ben~" ile başlayarak kendi duygularını ve ihtiyaçlarını ifade etme iletişim yöntemidir.
Narsisistik Arz
나르시시스트 공급
Narsisistik arz, bir narsisistin öz saygısını korumak için başkalarından aldığı ilgi, övgü ve hayranlıktır. Bu arz olmadığında aşırı kaygı yaşadıkları için sürekli başkalarını araç olarak kullanma örüntüsü geliştirirler.
Narsisistik İstismar
나르시시스트 학대
Narsisistik istismar, bir narsisistin ilişkide karşısındaki kişiyi duygusal olarak manipüle ettiği, değersizleştirdiği ve kontrol ettiği tekrarlayan bir istismar örüntüsüdür.
Narsisizm (Karanlık Yüzü)
나르시시즘(어두운 면)
Aşırı öz sevginin başkalarını sömürmeye ve empati eksikliğine yol açtığı bir durumdur. Sağlıklı öz saygıdan farklı olarak, kendini yüceltmek için başkalarını küçümseme eğilimi taşır.
İyimserlik
낙관주의
İyi şeylerin olacağını bekleme eğilimidir. Geleceğe olumlu bir bakış açısıyla bakmak demektir.
İyimserlik Önyargısı
낙관주의 편향
Bu, kötü şeylerin bize olmayacağına inandığımız ve iyi şeylerin bize daha çok olacağını beklediğimiz bilişsel bir önyargıdır. Çoğu insanda doğal olarak bulunan bir eğilimdir.
Damgalama (Stigma)
낙인
Belirli bir özelliğe veya duruma sahip kişilere olumsuz etiket yapıştırılan bir toplumsal olgudur.
Damgalanmanın İçselleştirilmesi
낙인 내재화
Damgalanmanın içselleştirilmesi, toplumsal önyargıların ve olumsuz bakış açılarının kişinin kendisine uygulanarak kendini olumsuz görmeye başlaması sürecidir. Bu, ruhsal güçlükler yaşayan kişilerin durumunu daha da ağırlaştıran görünmez bir yüktür.
Disleksi
난독증
Zekâdan bağımsız olarak harfleri okuma ve anlamada güçlük yaşanan bir öğrenme güçlüğüdür.
Mülteci Ruh Sağlığı
난민 정신건강
Savaş, zulüm gibi nedenlerle ülkelerini terk etmek zorunda kalan mültecilerin yaşadığı psikolojik güçlükler ve ruh sağlığı sorunlarını ele alan bir alandır. Bu kişilerin iç dünyasını anlamak ve onlara destek olmak büyük önem taşır.
Uçan Maymunlar
날아다니는 원숭이
Uçan maymunlar, bir manipülatörün kendi ajanı olarak kullandığı kişilerdir; bu kişiler mağduru gözetlemek, taciz etmek veya hakkında bilgi toplamak amacıyla kullanılır. Çoğu zaman bu kişiler kullanıldıklarının farkında değildir.
Romantik Bağlanma
낭만적 애착
Romantik bağlanma, aşk ilişkilerinde oluşan duygusal bağı ifade eder. Çocukluk dönemindeki bağlanma deneyimleri, yetişkinlik dönemindeki romantik ilişki biçimlerini etkileyebilir.
Aşırı Gündüz Uykululuğu
낮에 너무 졸릴 때
Gündüz dayanılmaz derecede uyku gelmesi, uyku kalitenizde veya miktarında bir sorun olduğunun işaretidir. Nedeni belirlenirse iyileştirilebilir.
251–300 / 1812