çocukluk travması
아동기 트라우마
Bir çocuğun çok korkutucu, acı verici ya da baş etmesi zor deneyimler yaşaması sonucu oluşabilen duygusal yaralardır.
Yatıştırma Tepkisi (Fawn Response)
아부 반응
Tehdit hissedildiğinde karşı tarafı memnun ederek ve boyun eğerek tehlikeden kaçınmaya çalışılan içgüdüsel bir hayatta kalma tepkisidir. Bu başa çıkma biçimi özellikle çocuklukta travma yaşamış kişilerde sıkça görülür.
Kabus (Nightmare)
악몽
Uyku sırasında ortaya çıkan canlı ve rahatsız edici rüyalar olup travma sonrasında sıkça yaşanabilir.
Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR)
안구운동 민감소실 및 재처리(EMDR)
Travma anılarını yeniden işlemek için göz hareketlerinden yararlanan bir psikoterapi tekniğidir.
Güvenlik Planı
안전 계획
Kriz durumlarına karşı önceden hazırlanan somut bir başa çıkma planıdır. Kendine zarar verme veya intihar dürtüleri geldiğinde adım adım takip edilebilecek güvenli davranış rehberidir.
Güvenlik Hissinin Kaybı
안전감 상실
Travma veya sarsıcı bir deneyimin ardından dünyanın artık güvenli olmadığını hissetme halidir. Daha önce doğal karşılanan güvenlik duygusu çöküverir.
Bağlanma Yarası
애착 상처
Bağlanma yarası, bakım verenlerle olan ilişkilerden çocuklukta oluşan derin duygusal bir yara izidir. En çok ihtiyaç duyulan anlarda güvenlik, teselli veya sevgi yeterince verilmediğinde zihnde derin izler bırakır.
Bağlanma Travması
애착 트라우마
Bağlanma travması, bir çocuğun birincil bakıcısıyla kurduğu erken bağın istismar, ihmal, tutarsızlık veya ani ayrılık nedeniyle bozulmasından kaynaklanan derin psikolojik bir yaradır; bu durum kişinin yaşamı boyunca başkalarıyla ilişki kurma biçimini etkiler.
Sözel İstismar
언어적 학대
Sözel istismar, karşıdaki kişinin duygularını yaralamak ve özsaygısını yıkmak amacıyla sözlerin kullanılması eylemidir. Tekrarlanan hakaret, suçlama, tehdit ve alay etme davranışları derin psikolojik travmalar bırakır.
Tarihsel Travma
역사적 트라우마
Tarihsel travma, belirli bir grup ya da etnik topluluğun tarihsel olarak yaşadığı büyük çaplı travmanın nesiller boyunca aktarılması olgusunu ifade eder. Geçmişin yaraları, günümüz neslinin ruh sağlığını da etkileyebilir.
Rol Aşırı Yükü
역할 과부하
Bir kişinin üstlenmesi gereken rol ve sorumlulukların çok fazla olması nedeniyle psikolojik ve fiziksel olarak tükendiği bir durumdur. İş, aile ve toplumsal yaşamda aynı anda birden fazla rol üstlenilmesi gerektiğinde ortaya çıkar.
Peritromatik Dissosiyasyon
외상 전후 해리
Travmanın yaşandığı an veya hemen sonrasında deneyimlenen dissosiyasyon olgusudur. Sanki başka birine oluyormuş gibi hissedilir ya da zaman algısı değişir.
Travma Sonrası Büyüme (Post-Traumatic Growth)
외상 후 성장
Kişinin derin bir travmayı atlatma sürecinde öncesine kıyasla daha fazla gelişim yaşadığı ve olumlu değişimler deneyimlediği bir süreçtir.
Travma (Psikolojik Travma)
외상(트라우마)
Kaldırılması çok güç olan sarsıcı bir deneyimin zihinde derin bir yara bırakması durumunu ifade eder.
Travmatik Kayıp
외상적 상실
Sevilen birini ani ve sarsıcı bir şekilde kaybetme deneyimi; bu süreçte yas ve travma aynı anda yaşanır. Olağan yas sürecine travma tepkilerinin de eşlik ettiği karmaşık bir deneyimdir.
Yoga
요가
Yoga, fiziksel duruşları, nefes egzersizlerini ve meditasyonu bir araya getiren bir zihin-beden pratiğidir ve stres yönetiminde oldukça etkilidir.
Egzersizin Psikolojik Etkileri
운동의 심리적 효과
Düzenli egzersiz; ruh halini iyileştirme, stresi azaltma ve bilişsel işlevleri geliştirme gibi olumlu psikolojik etkiler sağlar.
kriz
위기
Mevcut başa çıkma yöntemlerinin yetersiz kaldığı, kişiyi derinden etkileyen zorlu psikolojik durumlara kriz denir.
Östres
유스트레스
İyi stres olarak da bilinen östres, uygun düzeydeki gerilim ve heyecanın motivasyonu ve büyümeyi desteklediği olumlu bir stres biçimidir. Stres her zaman kötü değildir!
Tıbbi Travma
의료 트라우마
Tıbbi travma, tıbbi deneyimlerden, örneğin prosedürlerden, hastaneye yatıştan veya teşhislerden kaynaklanan psikolojik sıkıntıdır. Hastane ziyaretleri veya tedavi sırasında hissedilen korku ve çaresizlik uzun süre kalabilir.
Gevşeme Tepkisi
이완 반응
Stres tepkisinin tam tersi olan bu fizyolojik tepki, vücut ve zihnin bilinçli olarak gevşetilmesini sağlar.
İkincil Travma
이차 외상
Travmayı doğrudan yaşamadan, başkalarının travmasına maruz kalarak gelişen bir travmatik tepkidir.
İkincil Travmatik Stres
이차적 외상 스트레스
İkincil travmatik stres, başka birinin travmatik deneyimine dolaylı olarak maruz kalmaktan kaynaklanan psikolojik sıkıntıdır.
Irk Travması
인종적 트라우마
Irk ayrımcılığı veya önyargı nedeniyle yaşanan psikolojik yara ve acıdır. Bunu doğrudan yaşamak ya da tanık olmak, her ikisi de zihin üzerinde derin bir etki bırakabilir.
İş-Yaşam Dengesi
일-생활 균형
İş-yaşam dengesi, iş hayatı ile kişisel yaşam arasında sağlıklı bir denge kurulması anlamına gelir.
Günlük Sıkıntılar
일상적 귀찮음
Günlük sıkıntılar; trafik sıkışıklığı, iş teslim tarihleri ve ev işleri gibi her gün tekrarlanan küçük stres kaynaklarıdır. Küçük görünseler de birikince büyük yaşam olayları kadar ruh sağlığını etkileyebilirler.
Öz-bakım (Self-care)
자기 돌봄
Fiziksel, duygusal ve zihinsel sağlığınız için bilinçli olarak yaptığınız aktivitelerdir.
Kendini Yatıştırma (Self-Soothing)
자기 진정
Kaygılı veya zor anlarda kendi kendimizi sakinleştirme ve dengeleme becerisidir. Beş duyuyu kullanarak veya rahatlatıcı etkinlikler aracılığıyla kendimize bakım yapma yöntemidir.
Otojenik Eğitim (Schultz)
자율훈련법
Psikiyatrist Johannes Schultz tarafından geliştirilen, ağırlık ve sıcaklık hissi uyandıran öz-telkin cümleleriyle bedenin otonom sinir sistemini sakinleştirmeye yönelik bir rahatlama tekniği.
Yeniden Yaşantılama (Re-experiencing)
재경험
Travma olayını flaşbekler, kabuslar ve zorla gelen anılar aracılığıyla tekrar tekrar yeniden deneyimleme belirtisidir. PTSD'nin temel semptomlarından biri olarak kabul edilir.
Afet Ruh Sağlığı
재난 정신건강
Doğal afetler veya insan kaynaklı felaketler gibi afet durumlarında insanların psikolojik sağlığını korumaya ve iyileşmelerine yardımcı olmaya odaklanan bir alandır. Afet sonrasında herkes psikolojik yara alabildiğinden sistematik psikolojik destek büyük önem taşır.
Yeniden Travmatizasyon
재외상화
Yeniden travmatizasyon, bir kişinin geçmişte yaşadığı travmaya benzer durumlarla karşılaştığında orijinal travma tepkilerinin yeniden etkinleşmesidir. Bu, orijinal travmatik olayın yeniden yaşanıyormuş gibi hissettirebilir.
savaş stresi
전투 스트레스
Savaş ya da çatışma sırasında veya sonrasında ortaya çıkabilen yoğun zihinsel ve bedensel stres tepkisidir.
Dönüşüm Bozukluğu
전환 장애
Psikolojik çatışmanın duyusal veya motor işlev bozukluğu (felç, görme kaybı gibi) olarak ortaya çıktığı bir bozukluk.
Aşamalı Kas Gevşemesi
점진적 근이완법
Vücuttaki kasları tek tek kasıp gevşeterek genel bir rahatlama elde etmeyi sağlayan bir tekniktir.
Tutuşma Etkisi
점화 효과
Stres veya travma ne kadar çok tekrarlanırsa, giderek daha küçük uyaranlara bile o kadar güçlü tepkiler ortaya çıkar. Tıpkı bir kıvılcımın giderek daha kolay aleve dönüşmesi gibi.
kritik olay stresi
중대사건 스트레스
Büyük bir kaza, afet veya şiddet olayını yaşadıktan ya da tanık olduktan sonra ortaya çıkan yoğun stres tepkisidir.
Uzamış Yas Bozukluğu
지연성 애도 장애
Sevilen birini kaybettikten sonra günlük yaşamı zorlaştıracak kadar uzun süre yoğun bir üzüntünün devam ettiği bir durumdur. Zaman geçse de kayıptan kaynaklanan acıdan kurtulmak güçleşir.
Mesleki Stres
직무 스트레스
İş ortamında ortaya çıkan stres olup aşırı iş yükü, kişilerarası ilişkiler ve rol çatışmaları başlıca nedenleri arasındadır.
İş Yeri Travması
직장 트라우마
İş yerinde yaşanan ciddi duygusal şoklar veya tekrarlayan stres nedeniyle derin psikolojik yaralar oluşan bir durumdur. İş yeri zorbalığı, haksız muamele ve aşırı iş baskısı bu durumun başlıca nedenleri arasında yer alabilir.
kolektif travma
집단 트라우마
Bir topluluğun hep birlikte yıkıcı bir olay yaşaması sonrası oluşan ortak ruhsal yaradır.
İlk Müdahale Görevlisi Travması
첫 대응자 트라우마
Bu kavram, afet veya kaza yerlerine ilk ulaşan itfaiyeciler, polisler ve sağlık görevlileri gibi kişilerin yaşadığı psikolojik travmayı ifade eder. Başkalarını kurtarmaya çalışırken kendi ruhları da derin yaralar alabilir.
Doğum travması
출산 트라우마
Korkutucu ya da çok zor bir doğum deneyiminin ardından kalan duygusal yara.
kortizol düzensizliği
코르티솔 조절 장애
Stres hormonu olan kortizolün vücutta normal şekilde salgılanamaması ve dengesinin bozulması durumudur.
Teknostres
테크노스트레스
Dijital cihazların ve teknolojinin aşırı kullanımından veya hızlı değişimlere uyum sağlayamamaktan kaynaklanan strestir. Sürekli bağlantıda olma baskısı ve bilgi yüklemesi zihinsel yorgunluğa yol açabilir.
Savaş Tepkisi (Fight Response)
투쟁 반응
Tehdit hissettiğimizde karşı koyup savaşmaya yönelik içgüdüsel bir hayatta kalma tepkisidir. Öfke, saldırganlık ve karşı koyma davranışları şeklinde ortaya çıkar; vücudumuzun tehlikeden kendini korumaya çalışan doğal bir savunma mekanizmasıdır.
Travmayla Başa Çıkma
트라우마 대처
Travma yaşadıktan sonra duygusal iyileşmeyi desteklemek ve günlük hayata dönmek için kullanılan yöntemlerin tümüdür.
Travma Tepkisi
트라우마 반응
Travmatik bir deneyimin ardından ortaya çıkan çeşitli psikolojik ve fiziksel tepkilerdir.
Travma Anlatısı
트라우마 서사
Travma anlatısı, travmatik deneyimin bir hikâye olarak düzenlenerek ifade edildiği terapötik bir süreçtir. Parçalanmış ve dağınık acı verici anılar, kişinin kendi diliyle tutarlı bir anlatıya dönüştürülür.
Travma Bağı
트라우마 유대
İstismarcı bir ilişkide mağdur ile fail arasında oluşan güçlü ve irrasyonel duygusal bağa denir. İstismar ve aralıklı şefkatin tekrarlandığı ilişkilerde mağdur, faile karşı güçlü bir duygusal bağlılık hisseder.
51–100 / 119