Düşünce Bastırma (Beyaz Ayı Etkisi)
사고 억제(흰곰 효과)
Bir düşünceyi zorla uzaklaştırmaya çalıştıkça o düşüncenin daha sık gelmesidir. "Beyaz bir ayıyı düşünmeyin" deneyiyle bilindiği için beyaz ayı etkisi olarak da anılır.
Geriye Dönük Önyargı
사후 확신 편향
Bir olay gerçekleştikten sonra 'Zaten biliyordum' hissine kapılmaya yol açan bilişsel bir önyargıdır. Sonucu öğrendikten sonra sanki başından beri tahmin edebilirmişiz gibi belleğimiz çarpıtılır.
Duruma Bağlı Bellek
상태 의존 기억
Belirli bir duygu veya bedensel durumda depolanan anılar, benzer bir durumda olunduğunda daha kolay hatırlanır.
Yukarı Yönlü Karşılaştırma
상향 비교
Yukarı yönlü karşılaştırma, kendimizden daha başarılı ya da daha iyi bir durumda olan kişilerle kendimizi kıyaslamaktır. Bu durum bizi motive edebileceği gibi aşağılık duygusuna da yol açabilir.
Aşağıdan yukarıya işleme
상향 처리
Bir şeyi duyusal ayrıntılardan başlayarak anlamlandırmak.
Biyolojik saat
생체 시계
Uykuyu, enerjiyi ve açlığı düzenleyen iç zaman sistemi.
Ekolojik Sistemler Teorisi
생태체계 이론
Bu teori, bir kişinin gelişiminin aile, okul, toplum ve kültür gibi birden fazla katmanlı çevresel sistem tarafından etkilendiğini savunur. Bir kişiyi anlayabilmek için onu çevreleyen tüm ortamın anlaşılması gerektiğini öne süren bir bakış açısıdır.
Schachter-Singer Teorisi
샤흐터-싱어 이론
Bu teori, duyguların bedensel tepki ile o tepkinin bilişsel yorumunun birleşiminden oluştuğunu savunur. Aynı kalp çarpıntısı, duruma göre heyecan ya da korku olarak deneyimlenebilir.
Açıklayıcı Bellek
서술적 기억
Sözcükler veya yazıyla açıklanabilen olgu ve deneyimlere ilişkin belleği ifade eder. 'Ne bildiğimize' karşılık gelen bellek türüdür.
seçenek fazlalığı
선택 과부하
Seçenek çok arttığında karar vermek zorlaşabilir ve kişi seçiminden daha az memnun kalabilir.
Seçim Paradoksu
선택의 역설
Ne kadar çok seçenek olursa, karar vermek o kadar zorlaşır ve memnuniyet de o kadar azalır. Çok fazla seçenek stres ve pişmanlığa yol açabilir.
Seçici Dikkat
선택적 주의
Sayısız bilgi arasından yalnızca belirli bir kısmına odaklanmaktır. İlgi alanlarımıza ve ruh halimize göre neyi fark ettiğimiz değişir.
Seçici Soyutlama
선택적 추상화
Bütün bağlamdan yalnızca olumsuz kısımları seçip onlara odaklanmaktır.
Dil Ucu Fenomeni
설단 현상
Kesinlikle bildiğiniz bir kelime ya da ismin dilinizin ucunda dönüp durduğu ama bir türlü aklınıza gelmediği o sinir bozucu deneyimdir.
Flaş Bellek
섬광 기억
Yoğun duygularla birlikte yaşanan olayların fotoğraf gibi net biçimde hatırlanması olgusudur. Büyük bir şok ya da sevinç hissedilen anların uzun süre canlı biçimde akılda kalması işte bu flaş bellektir.
Kişilik Özellikleri
성격 특성
Zaman ve durum fark etmeksizin tutarlı biçimde ortaya çıkan düşünce, duygu ve davranış kalıplarıdır.
Kişilik Psikolojisi
성격심리학
Kişilik psikolojisi, bir bireyin kişiliğinin nasıl oluştuğunu, hangi özelliklerden meydana geldiğini ve davranışları nasıl etkilediğini araştıran psikoloji dalıdır.
Sorumluluk (kişilik özelliği)
성실성
Planlı, sorumlu ve kendini iyi yönetebilen biri olma eğilimi.
Gelişim Zihniyeti (Growth Mindset)
성장 마인드셋
Yeteneklerin çaba ile geliştirilebileceğine dair bir inançtır. 'Henüz yapamıyorum' ile 'hiç yapamam' arasında büyük bir fark vardır.
Sahiplik Etkisi (Endowment Effect)
소유 효과
Sahip olduğumuz şeylere gerçek değerlerinden daha yüksek bir değer biçme eğilimimizi ifade eden psikolojik bir yanlılıktır. Bir şeyin 'benim' olması, onu gözümüzde daha değerli kılar.
Yakınsak Düşünme
수렴적 사고
Bilgi ve mantığı kullanarak birkaç olasılığı tek bir iyi desteklenmiş cevaba indirgeme süreci.
Utanç
수치심
'Ben kendim sorunun kaynağıyım' hissini yaşamaktır. Suçluluk duygusundan farklı olarak, kişinin tüm varlığını reddetmesine yol açar.
Seri Konum Etkisi
순서 위치 효과
Bir listedeki ilk ve son öğelerin ortadaki öğelerden daha iyi hatırlanması olgusudur. İlk ve son izlenimlerin güçlü kalması da bu etkiyle ilgilidir.
İleriye Dönük Girişim (Proaktif Enterferans)
순행 간섭
Daha önce öğrenilen bilgilerin yeni bilgileri hatırlamayı engellemesi olgusudur. Eski şifrenizin aklınıza gelip yeni şifreyi karıştırması bunun en güzel örneğidir.
Sayı Dizisi (Digit Span)
숫자 폭
Bir seferde kaç rakamı hatırlayabileceğinizi ölçen bir testtir ve kısa süreli bellek ile dikkat kapasitesini değerlendirmek için kullanılır. Ortalama bir kişi yaklaşık 7 rakamı hatırlayabilir.
Üstben
슈퍼에고
Ahlak ve vicdanı yöneten zihnin parçasıdır. 'Bunu yapmalısın' diyen içsel sestir.
Şema
스키마
Dünyayı anlamlandırmak için kullandığımız zihinsel bir çerçevedir. Çocukluktan itibaren deneyimler aracılığıyla oluşan temel inançlardır.
Şema Teorisi
스키마 이론
Dünyayı anlamlandırmak ve yeni bilgileri işlemek için kullandığımız zihinsel çerçeveler (şemalar) hakkında bir teoridir. Geçmiş deneyimlerle oluşan bu çerçeveler, yeni deneyimleri yorumlamamıza yardımcı olur.
Stroop Etkisi
스트룹 효과
Bir kelimenin anlamı ile yazıldığı renk birbirinden farklı olduğunda tepki yavaşlar ve kafa karışıklığı yaşanır. Bu durum, otomatik işleme ile bilinçli işlemenin çarpışmasından kaynaklanır.
Yüceltme (savunma mekanizması)
승화(방어기제)
Yüceltme, toplumsal açıdan kabul edilmesi güç olan istek veya dürtülerin yapıcı ve değerli etkinliklere dönüştürüldüğü olgun bir savunma mekanizmasıdır.
Görsel-Uzamsal Ön Bellek
시공간 메모장
Bu, görsel imgeleri ve uzamsal bilgileri geçici olarak depolayan ve işleyen zihinsel bir çalışma alanıdır.
Kıskançlık (Haset)
시기심
Kıskançlık, başkasının sahip olduğu şeylere imrenmek ve kendinizin de sahip olmak istediğinizi hissetmektir.
Sistem 1 ve Sistem 2
시스템 1과 시스템 2
Zihnimizde aynı anda iki düşünme biçimi birlikte çalışır: hızlı ve sezgisel düşünme (Sistem 1) ile yavaş ve analitik düşünme (Sistem 2).
Nevrotiklik (Duygusal Dengesizlik)
신경증
Bu, olumsuz duyguları daha yoğun ve sık yaşama eğilimidir. Bunu duygusal hassasiyetin bir yansıması olarak da görebiliriz.
İnancı sürdürme eğilimi
신념 고착
Aksi kanıtlar olsa da eski inanca tutunmak.
Sinyal Algılama Teorisi
신호 탐지 이론
Bu teori, belirsiz durumlarda sinyal (anlamlı uyaran) ile gürültüyü (anlamsız uyaran) birbirinden ayırt etme yeteneğini ele alır. Yargılarımızın yalnızca duyusal kapasiteyle değil, beklentiler, motivasyon ve deneyimlerle de şekillendiğini ortaya koyar.
Varoluşsal Kaygı
실존적 불안
Hayatın anlamı, ölüm ve özgürlük gibi temel sorulardan kaynaklanan kaygıdır. İnsan varoluşunun derin bir şekilde sorgulanmasıyla ilgilidir.
Psikolojik Mesafe
심리적 거리
Bu kavram, bir nesne ya da olayın doğrudan deneyimimizden ne kadar uzakta hissettirdiğini ifade eder. Bu mesafe; zaman, mekân, sosyal ilişkiler ve olasılık boyutlarında hissedilebilir.
Psikolojik İhtiyaçlar
심리적 욕구
Bunlar, zihinsel sağlık ve mutluluk için karşılanması gereken temel içsel ihtiyaçlardır. Özerklik, yeterlilik ve ilişkililik en temsil edici psikolojik ihtiyaçlardır.
Zihinsel Model
심적 모형
Bu, dünyanın nasıl işlediğine dair zihnimizde oluşturduğumuz içsel bir temsil biçimidir. Zihinsel model aracılığıyla durumları anlıyor, tahminler yapıyor ve kararlar alıyoruz.
Zihinsel Set
심적 세트
Bu, sorunları yalnızca geçmişte işe yaramış yöntemlerle çözmeye çalışma eğilimidir. Alışılmış yöntemlere o kadar bağlanılır ki yeni çözümler düşünmek zorlaşır.
Anima/Animus
아니마/아니무스
Jung'un analitik psikolojisinde Anima, erkeğin bilinçdışındaki dişil boyutu, Animus ise kadının bilinçdışındaki eril boyutu ifade eder.
Yüz Geri Bildirim Hipotezi
안면 피드백 가설
Bu hipotez, yüz ifadelerinin duygularımızı etkileyebileceğini öne sürer. Gülümsemek gerçekten moralimizi yükseltebilirken, kaşlarımızı çatmak moralimizi bozabilir.
Güvenli Bağlanma
안정 애착
Bakım verenin güvenli bir üs olarak kullanılarak dünyayı keşfetmeyi mümkün kılan sağlıklı bir bağdır. Tutarlı ve duyarlı bakım sağlandığında oluşur.
Örtük Bellek
암묵적 기억
Bilinçli olarak hatırlamaya çalışmadan otomatik olarak işleyen bir bellek türüdür. Bisiklet sürmek ya da yazı yazmak gibi bedenin hatırladığı şeyler bunun en tipik örnekleridir.
Örtük Önyargı
암묵적 편향
Farkında olmadan taşıdığımız bilinçdışı önyargılardır. Herhangi bir niyet olmaksızın belirli gruplara veya kişilere yönelik otomatik olarak ortaya çıkan tutum ve kalıp yargıları ifade eder.
Çıpa Etkisi (Anchoring Effect)
앵커링 효과
Çıpa etkisi, alınan ilk bilginin bir çıpa gibi hareket ettiği, sonraki tüm yargıları şekillendirdiği ve kararlar için referans noktası haline geldiği olgudur.
Ambivalans
양가감정
Aynı kişiye, duruma veya karara karşı aynı anda çelişkili duygular — sevgi ve kırgınlık ya da çekim ve korku gibi — hissetme deneyimi.
Dikotik Dinleme (Dichotic Listening)
양이 청취
Bu, dikkat ve bilgi işleme yöntemlerini araştırmak için her iki kulağa aynı anda farklı seslerin sunulduğu deneysel bir yöntemdir. Belirli seslere nasıl odaklandığımızı anlamamıza yardımcı olur.
Ambivert (Ambiverted Kişilik Tipi)
양향형
Ambivert, içedönüklük ve dışadönüklük arasında yer alan bir kişilik tipidir; duruma göre sosyal enerji ile yalnız başına yeniden şarj olma arasında esnek biçimde geçiş yapabilir.
101–150 / 286