Sözlüğe geri dön

Psikoloji Terimleri A–Z

Zihni anlamak

286 terim

Kontrollü İşleme

통제된 처리

Bilinçli dikkat ve çaba gerektiren yavaş ve dikkatli düşünme süreci.

Ağrı Kapı Kontrol Teorisi

통증 관문 이론

Bu teori, ağrı sinyalleri beyne ulaşmadan önce omurilikte bir tür 'kapı'nın açılıp kapanarak ağrıyı düzenlediğini öne sürer. Zihinsel durumun ağrı deneyimini nasıl etkileyebildiğini açıklayan önemli bir kavramdır.

İçgörü (Insight)

통찰

Bir sorunun ya da durumun özünü aniden ve derinden anlama deneyimidir. 'Ah ha!' anı gibi, o ana kadar görülemeyen şeyin bir anda netleştiği zihinsel bir deneyimdir.

Projeksiyon Önyargısı

투사 편향

Bu, mevcut duygularımızın, tercihlerimizin ve isteklerimizin gelecekte de devam edeceğini yanlış biçimde varsaydığımız bir bilişsel önyargıdır. Örneğin, aç karnına alışverişe gittiğimizde ihtiyacımızdan çok daha fazla ürün satın alırız.

Özellik Teorisi

특성 이론

Bu, her insanda bulunan kalıcı ve istikrarlı kişilik özelliklerinin davranışı belirlediğini öne süren bir kişilik psikolojisi teorisidir.

felaketleştirme

파국화

Zihnin hemen en kötü sonuca sıçraması ve bunu çok olasıymış gibi hissetmesidir.

Persona

페르소나

Sosyal durumlarda gösterdiğimiz 'maske' gibi bir şeydir. Sosyal rollerimize uygun olarak sergilediğimiz görünümdür.

Lateralizasyon (Lateralization)

편측화

Beynin sol ve sağ yarıkürelerinin farklı işlevleri daha iyi yerine getirdiği bir olgudur. Dil ağırlıklı olarak sol beyinde, mekânsal algı ise ağırlıklı olarak sağ beyinde işlenir.

Önyargı kör noktası

편향 맹점

Başkalarının önyargılarını daha kolay fark edip kendi önyargılarını görememe eğilimidir.

Değerlendirme Kuramı

평가 이론

Değerlendirme kuramı, duyguların olayların kendisinden değil, o olayları nasıl yorumladığımızdan ve değerlendirdiğimizden kaynaklandığını öne sürer. Bu yüzden aynı durum farklı kişilerde farklı hisler uyandırabilir.

Ortalamaya Dönüş

평균으로의 회귀

Bu, aşırı sonuçların ardından ortalamaya daha yakın sonuçların gelmesi eğilimini ifade eden istatistiksel bir olgudur. En kötü günün ardından genellikle işler biraz düzelir, en iyi günün ardından ise normal seviyeye geri dönülür.

Huzur (Serenity)

평온

Zihnin sakin ve barışçıl bir durumda olması. İçsel olarak durgun bir göl gibi hissetmektir.

Gönül Dinginliği

평정심

İyi ya da zor olaylar karşısında zihinsel dengeyi kaybetmeden sakin bir şekilde gözlemleyebilme hâlidir. Bu, duyguları bastırmak değil, sarsılmayan bir zihin gücüdür.

Çerçeveleme Etkisi

프레이밍 효과

Aynı bilgi farklı şekillerde sunulduğunda farklı hissettiriyor — işte bu çerçeveleme etkisidir.

Freudyen Sürçme

프로이트적 실언

Konuşurken farkında olmadan bambaşka bir şey söyleme olgusudur. Freud, bu tür hataların tesadüf olmadığını; aksine gizli arzu ve duyguların bilinçdışından yüzeye çıkması olduğunu savunmuştur.

Yukarıdan Aşağıya İşleme (Top-Down Processing)

하향 처리

Bu, mevcut bilgi, deneyim ve beklentilerimize dayanarak yeni bilgileri yorumladığımız zihinsel bir süreçtir.

Öğrenilmiş Çaresizlik

학습된 무기력

Kontrol edilemeyen durumları tekrar tekrar yaşayan kişi, daha sonra gerçekten kontrol edebileceği durumlarda bile girişimde bulunmaktan vazgeçer. Bu psikolojik durum, tekrarlayan çaresizlik deneyimleriyle şekillenir.

Öğrenilmiş Çağrışım (Learned Association)

학습된 연합

Deneyimler aracılığıyla iki farklı şey zihinsel olarak birbirine bağlanır. Eski bir şarkıyı duyunca geçmiş anıların canlanması gibi — bu, tekrarlanan deneyimlerin oluşturduğu zihinsel bir bağdır.

Rasyonalizasyon (Rationalization)

합리화

Kabul etmesi zor olan davranış veya duygularımız için mantıklı ve inandırıcı gerekçeler üreterek kendimizi koruduğumuz bir savunma mekanizmasıdır. Herkesin bilinçsizce kullandığı, zihnin doğal bir koruma düzeneğidir.

Homeostaz

항상성

Vücudumuzun ve zihnimizin kararlı bir denge durumunu korumaya çalışan doğal eğilimidir. Vücut ısısının sabit kalması gibi, duygular ve psikolojik durumlar da denge aramaya çalışır.

temel inançlar

핵심 신념

Kendimiz, başkaları ve dünya hakkında en derinde taşıdığımız köklü inanışlardır.

Nostalji

향수병

Geçmişin güzel günlerini özlemekten doğan tatlı-acı bir duygudur.

Yanlış Bellek Sendromu

허위 기억 증후군

Bu, gerçekte hiç yaşanmamış olayları sanki gerçekten deneyimlenmiş gibi canlı biçimde hatırlama olgusudur. Bu kavram, belleğimizin düşündüğümüzden daha eksik olduğunu ve dış etkilerle değişebildiğini göstermektedir.

Statüko Yanlılığı

현상 유지 편향

Değişim daha iyi bir seçenek olabilecekken bile, alışılmış mevcut durumu koruma eğilimidir.

Hawthorne Etkisi

호손 효과

Bir kişinin gözlemlendiğini bilmesinin tek başına davranışını değiştirdiği bir olgudur. İlgi görüldüğü hissinin kişinin performansında ve tutumunda olumlu değişiklikler yaratabileceğini gösteren ilginç bir etkidir.

Genişlet ve inşa et kuramı

확장-구축 이론

Olumlu duyguların bakış açısını genişletip kalıcı iç kaynaklar oluşturduğu fikri.

doğrulama yanlılığı

확증 편향

Zaten inandığımız şeyi destekleyen bilgilere daha çok dikkat edip tersini görmezden gelme eğilimidir.

İndirgemecilik (Redüksiyonizm)

환원주의

Karmaşık olguları daha basit bileşenlerine ayırarak anlamaya çalışan bir yaklaşımdır. Zihinsel sorunları yalnızca beynin kimyasal işlemleriyle açıklamaya çalışmak, bunun tipik bir örneğidir.

Öfori (Coşku)

환희

Bu, aşırı mutluluk ve esrime hali olan bir ruh durumudur. Dünyanın güzel göründüğü bir his gibidir.

Geriye Dönük Önyargı (Retrospective Bias)

회고 편향

Bir olay gerçekleştikten sonra 'zaten böyle olacağını biliyordum' hissine kapılmak, geriye dönük önyargının ta kendisidir. Sonradan kesinlik yanılgısı olarak da bilinen bu önyargıda, sonucu öğrendikten sonra onu önceden tahmin edilebilirmiş gibi algılarız.

Psikolojik Dayanıklılık (Resilience)

회복탄력성

Zorluklardan sonra yeniden ayağa kalkma gücüdür. Düşsek de tekrar kalkabilme yeteneğidir.

Hatırlama ve Tanıma (Recall vs Recognition)

회상 vs 재인

Hatırlama, herhangi bir ipucu olmadan bellekten bilgiyi çağırmaktır; tanıma ise daha önce görülen bir şeyi seçenekler arasında fark etmektir. Aynı anı olsa bile bilgiyi geri getirme biçimine göre zorluk düzeyi farklılaşır.

Etki Yasası

효과의 법칙

Tatmin edici sonuçlar doğuran davranışlar tekrarlanır, hoş olmayan sonuçlar doğuran davranışlar ise azalır. Bu, davranışın sonuçlarının gelecekteki davranışı belirlediğini öne süren temel bir psikoloji ilkesidir.

Sezgisel Kısayollar / Buluşsal Yöntem (Heuristics)

휴리스틱

Karmaşık sorunlar hakkında hızlı kararlar vermek için zihnin kullandığı mental kısayollardır. Mükemmel olmasa da çoğu durumda verimli çalışan sezgisel bir düşünme biçimidir.

Siyah-beyaz düşünme

흑백 사고

Her şeyi uçlarda görmek; ya tamamen iyi ya da tamamen kötü, ya başarı ya da başarısızlık olarak düşünmek.

Big Five kişilik modeli

Big Five 성격 모델

Kişiliği beş büyük özellik üzerinden açıklayan model.

251–286 / 286