Sözlüğe geri dön

Psikoloji Terimleri A–Z

Kişisel gelişim

183 terim

Gelecekteki Ben

미래의 나

Bu, ileride nasıl biri olacağımızı hayal ettiğimiz ve mevcut seçimlerimizi o görüntüye doğru yönlendirdiğimiz psikolojik bir kavramdır. Gelecekteki benimizle ne kadar güçlü bir bağ kurarsak, o kadar akıllıca kararlar alabiliriz.

Body positivity

바디 포지티브

Bedene daha çok saygı ve daha az utançla yaklaşmayı öneren bir bakış açısıdır.

Yansıtıcı Uygulama

반성적 실천

Kendi deneyimlerini ve eylemlerini bilinçli olarak gözden geçirerek öğrenme ve büyümeye bağlama pratiğidir. Basit bir tekrar değil, derin bir öz-sorgulama yoluyla daha iyi bir yön bulma sürecidir.

Gelişip Serpilme (Flourishing)

번영

Yalnızca sorunların yokluğu değil, hayatta anlam ve amaç hissederek kişinin kendi potansiyelini tam olarak ortaya koyduğu zengin bir zihinsel durumdur. Gerçek mutluluğun tamamlanmasıdır.

Ayrım (Discrimination)

변별

Birbirine benzer uyaranlar arasındaki farkları fark ederek her birine farklı tepkiler vermektir.

Dönüşümsel Öğrenme

변형적 학습

Dönüşümsel öğrenme, mevcut düşünce ve inanç çerçevelerini köklü biçimde değiştiren derin bir öğrenme sürecidir. Dünyaya bakış açısının bizzat değiştiği bir deneyimdir.

Ayrılık Kaygısı

분리 불안

Sevilen birinden ayrılırken hissedilen yoğun kaygıdır. Çocuklarda bu, normal bir gelişim sürecinin parçasıdır.

Güvensiz Bağlanma

불안정 애착

Bakım verenle kurulan bağın istikrarsız olması nedeniyle ilişkilerde güvensizlik hissedilen bir örüntüdür.

Belirsizliğe Tolerans

불확실성 인내

Belirsizliğe tolerans, sonuçların bilinmediği durumlarda kaygıya kapılmadan başa çıkabilme yeteneğidir. 'Bilmemek de sorun değil' diyebilme zihinsel esnekliğidir.

eleştirel düşünme

비판적 사고

Karşılaştığımız bilgileri olduğu gibi kabul etmek yerine mantıklı bir şekilde analiz edip değerlendirme becerisidir.

Yas ve kayıp

사별

Yas ve kayıp, önemli bir kişinin ölümü sonrasında yaşanan derin kayıp deneyimidir. Bu sadece üzüntü değil, hayatın dengesinin sarsılması da olabilir.

Savoring (Tadını Çıkarma)

사비카(Savoring)

Olumlu deneyimleri bilinçli olarak fark etme ve onların tadını çıkarma becerisidir.

Sosyal Öğrenme

사회적 학습

Başkalarını gözlemleyerek ve taklit ederek öğrenmektir. Bandura'nın teorisi bu alanın en önemli örneğidir.

Sosyal Duygusal Öğrenme

사회정서학습

Sosyal duygusal öğrenme; duyguları anlamayı, başkalarıyla sağlıklı ilişkiler kurmayı ve sorumlu kararlar almayı öğrenme sürecidir. Bu, zihnin kaslarını güçlendiren bir öğrenmedir.

Yaşam Doyumu

삶의 만족도

Yaşam doyumu, kişinin kendi hayatını bir bütün olarak değerlendirdiğinde hissettiği tatmin ve doluluk derecesidir. Bu, anlık bir ruh hali değil, yaşama ilişkin genel bir yargıdır.

Yaşam Amacı

삶의 목적

Kendi varlığının nedenini ve yaşamın yönünü fark ederek, buna doğru ilerleyen anlamlı hedefler bütünüdür. Yaşam amacına sahip olmak, zorluklarda bile güç bulmayı sağlar.

Yaşam Amacı Duygusu

삶의 목적의식

Bu, kişinin kendi hayatına yön ve anlam kazandıran derin bir iç his. Amaç duygusu olan kişiler, zor durumlarda bile ileriye gidecek güç bulabilirler.

Sandviç Kuşağı

샌드위치 세대

Bir yanda yaşlı ebeveynlerine bakması, diğer yanda çocuklarını yetiştirmesi gereken orta kuşağı ifade eder. Çifte bakım yükü nedeniyle bu kuşak son derece yüksek stres yaşar.

Üretkenlik - Durgunluk

생산성 대 침체

Orta yaşta bir sonraki nesle katkıda bulunmak ve anlamlı bir şeyler bırakmak için gerçekleştirilen gelişim görevidir. Bu, Erikson'ın gelişim teorisinin önemli bir aşamasıdır.

Üretkenlik Duygusu (Generativity)

생성감

Gelecek nesiller için bir şeyler bırakma isteği ve başkalarının gelişimine katkıda bulunma arzusu. Bu, kendi sınırlarımızın ötesine geçerek daha geniş bir dünyada anlamlı izler bırakmaya yönelten sıcak bir motivasyondur.

Yaşamın Anlamı

생의 의미

Bu, kendi hayatınızın neden değerli olduğuna ve ne gibi bir amaca sahip olduğuna dair öznel bir farkındalıktır. Yaşamda anlam hisseden insanlar psikolojik olarak daha sağlıklıdır.

Anlatısal Kimlik

서사적 정체성

Hayatımızdaki deneyimleri tek bir hikâyeye dönüştürerek 'Ben kimim?' sorusunu anlamamızın yoludur. Geçmiş, şimdiki an ve geleceği tutarlı bir anlatıda bütünleştiren psikolojik bir süreçtir.

Yarar sağlama ilkesi

선행

Başkasına gerçekten iyi gelecek şekilde davranmak.

Dürüstlük ve Bütünlük (Integrity)

성실

Dürüstlük ve bütünlük, kişinin kendi değerleri ve ilkeleri doğrultusunda tutarlı biçimde davranma özelliğidir. Kimse görmese de doğru olduğuna inandığın şeyi yapabilme gücüdür.

Gelişip Serpilme (Thriving)

성장 번영

Gelişip serpilme, yalnızca hayatta kalmayı aşarak canlı bir şekilde büyümek ve hayatı tam anlamıyla çiçeklendirmek demektir. Zihnin ve yaşamın birlikte güçlü biçimde geliştiği bir durumdur.

Düşünceye Dalma

성찰

Hayatın anlamı ve değeri üzerine sessiz ve derin düşünme süreci.

Başarı Motivasyonu

성취 동기

Zorlukları aşma ve yüksek düzeyde performans elde etme iç dürtüsü; anlamlı hedefler belirleme ve bunlara ulaşma arzusuyla beslenir.

Sönme (Extinction)

소거

Öğrenilmiş bir davranış artık pekiştirilmediğinde, o davranış zamanla ortadan kalkar.

Kabul

수용

Yaşanan deneyimleri ve duyguları yargılamadan veya kaçınmadan oldukları gibi tanıma ve kucaklama tutumudur. Genellikle anlamlı bir değişimin ilk adımıdır.

Nörogenez

신경발생

Bu, beyinde yeni sinir hücrelerinin oluşum sürecidir ve yetişkinlikte bile beynin büyümeye devam edebileceğini gösteren umut verici bir olgudur.

Güven

신뢰

Güven, karşımızdaki kişinin bize zarar vermeyeceğine inanarak kalbimizi açma duygusudur. Sağlıklı ilişkilerin en değerli temeli olan bu duygu, bağlarımızı güçlendirir.

Varoluşsal Kriz

실존적 위기

Hayatın anlamı, amacı, özgürlük ve ölüm gibi varoluşun temel sorularıyla yüzleşildiğinde yaşanan derin kaygı ve karmaşa halidir.

Psikolojik İyi Oluş

심리적 안녕감

Psikolojik iyi oluş; öz-gerçekleştirme, kişisel büyüme ve anlam gibi yaşamın derin boyutlarındaki esenliği ifade eder.

Psikolojik Güvenlik

심리적 안전감

Ekip içinde hata yapmanın ya da görüş bildirmenin cezalandırılmayacağına duyulan güven duygusudur. Çekinmeden konuşabildiğiniz bir ortamı ifade eder.

Psikolojik Sermaye

심리적 자본

Psikolojik sermaye; öz-yeterlilik, iyimserlik, umut ve psikolojik dayanıklılık olmak üzere dört temel psikolojik kaynağı ifade eder. Bu sermaye ne kadar zenginse, yaşamın zorluklarıyla o kadar esnek bir şekilde başa çıkılabilir.

Psikolojik Zenginlik

심리적 풍요

Çeşitli ve ilgi çekici deneyimler aracılığıyla hayatın derinleşmesi ve genişlemesi hissidir. Mutluluk ya da anlam duygusundan farklı, iyi bir yaşamın üçüncü boyutudur.

Psikolojik Dayanıklılık

심리적 회복탄력성

Zorluklar veya stres yaşandıktan sonra eski haline dönebilme ya da daha da güçlenerek büyüyebilme zihinsel gücüdür. Herkesin pratik yaparak geliştirebileceği değerli bir yetenektir.

Sabah Rutini

아침 루틴

Güne başlarken belirli bir sırayla tekrarlanan aktiviteler bütünü; zihinsel denge sağlar ve günün yönünü belirler.

Alzheimer Hastalığı

알츠하이머병

Beyin nöronlarının giderek ölmesiyle birlikte bellek kaybının, bilişsel gerilemenin ve nihayetinde bağımsız işlev görme kapasitesinin yitirilmesiyle kendini gösteren ilerleyici bir nörodejeneratif hastalık. Demansın en yaygın nedenidir.

Yas Süreci

애도 과정

Sevilen birini kaybettikten sonra acıyı yaşama ve işleme sürecinin doğal bir yolculuğudur. Zaman alır, ancak çoğu kişi yavaş yavaş uyum sağlar.

Zorluklardan büyüme

역경 성장

Önemli yaşam zorlukları, sıkıntılar veya krizlerle mücadele sonucunda daha derin psikolojik büyüme yaşama olgusu.

Açık Fikirlilik (Open-Mindedness)

열린 마음

Yeni fikirleri, farklı bakış açılarını ve alışılmamış deneyimleri önyargısız bir şekilde kabul etmeye hazır olan esnek bir zihinsel tutumdur. Alışılagelen düşünce sınırlarının ötesine geçmeyi sağlar.

Maneviyat ve Ruh Sağlığı

영성과 정신건강

Bu alan; yaşamın aşkın anlamı, bağlılık duygusu ve amaç bilinci gibi manevi deneyimlerin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini inceler. Dinden ayrı, daha geniş kapsamlı bir kavramdır.

Ruhsal Zekâ

영적 지능

Ruhsal zekâ, yaşamın derin anlamını ve amacını keşfetme ve iç bilgelikle zorlukların üstesinden gelme yeteneğidir. Zihnin en derin köşelerinden gelen bilge bir güçtür.

Wabi-Sabi

와비사비

Mükemmeliyetsizlikte, geçicilikte ve tamamlanmamışlıkta güzellik bulan Japon estetik felsefesi — mükemmeliyetçiliğe karşı nazik bir panzehir.

Dışsal Motivasyon

외재적 동기

Dışsal motivasyon, ödül, takdir veya cezadan kaçınma gibi dışsal nedenlerden kaynaklanan motivasyondur.

cesaret

용기

Korku hissetseniz bile değer verdiğiniz şeyler için harekete geçmenizi sağlayan içsel güçtür.

Cesur alan

용기의 공간

Zor konuşmaların da dürüstlük ve saygıyla yapılabildiği alan.

Affetme

용서

Sizi inciten kişiye duyulan öfke ve kırgınlığı bırakma seçimidir.

Affın Psikolojisi

용서의 심리학

Bu, bize zarar veren kişi veya durumlara yönelik olumsuz duyguları bırakma psikolojik sürecidir. Bu eylem karşı taraf için değil, bizzat kendimiz için gerçekleştirilen bir eylemdir.

51–100 / 183