Ego
에고
Gerçekliği göz önünde bulundurarak istekler ile ahlak arasında denge kuran zihnin bir parçasıdır.
Ebbinghaus Unutma Eğrisi
에빙하우스 망각곡선
Bu eğri, yeni öğrenilen bilgilerin zaman geçtikçe ne kadar hızlı unutulduğunu gösterir. Öğrenmeden sonraki ilk gün en fazla unutma yaşanır ve tekrar, hafızayı korumanın anahtarıdır.
Yerkes-Dodson Yasası
여키스-도슨 법칙
Yerkes-Dodson Yasası, orta düzeyde bir gerilim ve uyarılmanın en iyi performansı sağladığını, ancak çok az veya çok fazla uyarılmanın performansı düşürdüğünü belirtir.
Eşik Altı Algı
역하 지각
Bilinçli olarak farkında olmadığımız düzeydeki uyaranların zihnimiz ve davranışlarımız üzerinde ince etkiler bıraktığı bir olgudur.
Geriye Dönük Girişim
역행 간섭
Yeni öğrenilen bilgilerin daha önce öğrenilen anıları engellemesi olgusudur. Yeni bir telefon numarasını ezberledikten sonra eski numarayı hatırlayamamak buna örnek gösterilebilir.
İkonik Bellek (Iconic Memory)
영상 기억
Gözle görülen şeylerin çok kısa bir süre boyunca net bir şekilde hatırlandığı duyusal bellek türüdür. Tıpkı fotoğraf çeker gibi anlık olarak depolanır, ancak 1 saniyeden kısa sürede kaybolur.
Yanlış Bilgi Etkisi
오정보 효과
Bir olaydan sonra karşılaşılan yanlış bilgilerin orijinal anıyı bozduğu bir olgudur. Belleğimiz sandığımızdan çok daha kolay değişebilir.
Occam'ın Usturası (Psikoloji)
오컴의 면도날 (심리학)
Bir olayı açıklayan birden fazla açıklama mümkün olduğunda, en basit açıklamanın doğru olma olasılığı en yüksektir. Psikolojide bu ilke, gereksiz yere karmaşık yorumlardan kaçınmak için kullanılır.
Mükemmeliyetçilik
완벽주의
Her şeyi mükemmel yapma eğilimidir. Yüksek standartlar bazen kişinin kendisini çok zorlamasına neden olabilir.
Yalnızlık
외로움
Sosyal bağlantıların yetersiz olduğunu hissetmekten kaynaklanan acı verici bir duygudur. Tek başına olmaktan farklı olabilir.
Dışadönüklük
외향성
İnsanlarla vakit geçirerek enerji kazanma eğilimidir. Canlı ve sosyal bir kişilik özelliğidir.
Açık Bellek (Explicit Memory)
외현 기억
Açık bellek, bilinçli olarak hatırlayabildiğimiz anılardır. Dün akşam ne yediğimiz ya da Türkiye'nin başkentinin neresi olduğu gibi bilgileri kasıtlı olarak hatırlayabildiğimiz bellek türüdür.
İhtiyaçlar Hiyerarşisi
욕구 위계
Abraham Maslow tarafından önerilen, insan ihtiyaçlarının aşamalı bir modelidir. Bu teoriye göre, fizyolojik ihtiyaçlardan öz-gerçekleştirmeye kadar, temel ihtiyaçlar karşılanmadan daha yüksek düzeydeki ihtiyaçların peşinden gidilemez.
Prototip Teorisi
원형 이론
Bu teori, bir kavramı anlarken o kategorinin en tipik örneğini (prototip) esas alarak karar verdiğimizi savunur. Tıpkı 'kuş' denildiğinde akla ilk serçenin gelmesi gibi, zihnimizde her kategori için bir temsil imgesi bulunur.
Arketip
원형(아키타입)
Jung psikolojisinde arketip, kolektif bilinçdışında ikamet eden evrensel ve doğuştan gelen bir psikolojik örüntüdür — tüm insan kültürleri, mitler ve rüyalar arasında paylaşılan tekrarlayan sembolik bir imge veya temadır.
Akışkan Zeka
유동성 지능
Bu, önceki bilgilere dayanmadan yeni problemleri mantıksal olarak çözebilme yeteneğidir. Örüntüleri fark etmek, akıl yürütmek ve esnek düşünmek bu zekanın temelini oluşturur; deneyimden bağımsız olarak işlev görür.
Sesbilgisel Döngü
음운 고리
Bu, zihnin ses bilgisini kısa bir süre boyunca tekrarlayarak hafızada tutma mekanizmasıdır. Bir telefon numarasını ezberlemek için içimizden tekrar tekrar söylediğimizde, sesbilgisel döngü devreye giriyor demektir.
Anlamsal Bellek (Semantic Memory)
의미 기억
Bu bellek türü, dünya hakkındaki genel bilgi ve gerçekleri depolar. Belirli deneyimlerden bağımsız kavramlar, kelime anlamları ve kuralları içerir; dünyayı anlamamızın temelini oluşturur.
Bilinç
의식
Kendinizin ve çevrenizdeki dünyanın farkında olma hali, düşünceleriniz, duyumlarınız ve şu anki deneyimleriniz dahil.
İd
이드
İd, içgüdüsel istek ve dürtülerden sorumlu olan zihnin en ilkel parçasıdır.
Çift Kodlama Teorisi (Dual Coding Theory)
이중 부호화 이론
Bu teori, bilgiyi aynı anda hem dil hem de görüntü olmak üzere iki farklı yoldan işlediğimizde bellek ve anlayışın çok daha iyi hale geldiğini savunur. Yazı ve resmi birlikte gördüğümüzde neden daha iyi hatırladığımızı açıklar.
Çift Süreç Teorisi
이중 처리 이론
Bu teori, düşüncemizin iki farklı şekilde işlediğini öne sürer: hızlı ve sezgisel Sistem 1 ile yavaş ve analitik Sistem 2. Günlük yargıları ve karar verme süreçlerini anlamak için temel bir kavramdır.
Hümanistik Psikoloji
인본주의 심리학
Bu psikoloji yaklaşımı, her insanın büyüme ve kendini gerçekleştirme potansiyeline sahip olduğuna inanır. Olduğun gibi kendine saygı duymayı ve içindeki gücü keşfetmeyi önemli kabul eder.
bilişsel çarpıtma
인지 왜곡
Bir durumu gerçekte olduğundan daha olumsuz ya da daha uç görmeye yol açan düşünce kalıbıdır.
Biliş İhtiyacı
인지 욕구
Bu, derin düşünmekten ve karmaşık sorunları keşfetmekten zevk alma eğilimini ifade eden kişisel bir yönelimdir. Biliş ihtiyacı yüksek olan kişiler yeni fikirleri ve zorlu görevleri severler.
bilişsel harita
인지 지도
Yerleri, yolları ve bağlantıları anlamamıza yardımcı olan zihinsel haritadır.
bilişsel önyargı
인지 편향
Zihnin hızlı karar vermek için kullandığı kestirme yollardan biri, ama bazen düşünceyi yanlış tarafa çekebilir.
bilişsel cimri
인지적 구두쇠
Zihnin enerji tasarrufu yapmak için derin düşünmek yerine hızlı zihinsel kestirmelere yönelme eğilimidir.
bilişsel esneklik
인지적 유연성
Durum değiştiğinde düşünme biçimini uyarlayabilme becerisidir.
Bilişsel Yeniden Değerlendirme
인지적 재평가
Duyguyu tetikleyen durumu farklı bir bakış açısıyla yeniden yorumlayarak duygunun kendisini doğal biçimde değiştiren bir duygu düzenleme yöntemidir. Duyguları bastırmaya göre zihin ve ilişkiler için daha sağlıklı olduğu bilinir.
bilişsel değerlendirme
인지적 평가
Bir durumu nasıl yorumladığımız ve onun bizim için ne anlama geldiğine nasıl karar verdiğimizdir.
Geri Getirme (Retrieval)
인출
Bellekte depolanan bilgilerin ihtiyaç duyulduğunda geri çağrılması sürecidir. Belleğin üç aşamasının (kodlama–depolama–geri getirme) sonuncusu olan bu aşama, bir şeyi 'hatırladığımız' tam o andır.
Epizodik Bellek (Episodic Memory)
일화적 기억
Bireyin bizzat yaşadığı olayları, o anın zamanı, yeri ve duygularıyla birlikte hatırladığı otobiyografik bir bellek türüdür. 'Dün kafede arkadaşımla buluşmak' gibi somut deneyimlerin hatırlanması epizodik belleğe örnektir.
Hipnagojik Durum
입면 상태
Uykuya dalmadan hemen önce bilinç ile bilinçdışı arasında yaşanan kendine özgü bir durumdur. Bu sırada canlı görüntüler veya sesler deneyimlenebilir; bu tamamen doğal bir olgudur.
Öz İzleme
자기 감시
Sosyal durumlarda kendi davranışlarını gözlemleme ve düzenleme yeteneğidir. İnsanlar kendilerini duruma göre ifade etme konusunda birbirinden farklıdır ve bu durum kişilerarası ilişkilerde ve öz anlayışta önemli bir rol oynar.
Öz-Şema
자기 스키마
Öz-şema, kendiniz hakkında sahip olduğunuz inanç ve düşüncelerin sistematik bir çerçevesidir. 'Ben nasıl biriyim?' sorusuna verilen zihinsel bir harita gibidir ve deneyimleri yorumlamanızı ile davranışlarınızı belirlemenizi etkiler.
Öz-Şefkat
자기 연민
Zor anlarda kendinize de sıcak ve anlayışlı davranmaktır. Tıpkı bir arkadaşınıza davrandığınız gibi kendinize de nazik olun.
Öz Algı Teorisi
자기 지각 이론
Kendi tutum ve duygularından emin olmadığımızda, iç durumumuzu anlamak için kendi davranışlarımızı gözlemleyerek sonuç çıkardığımızı öne süren bir teoridir. 'Bu şekilde davrandığıma göre, böyle biri olmalıyım' diye düşünmek buna örnek gösterilebilir.
Öz-Referans Etkisi
자기 참조 효과
Kendinizle ilişkilendirerek işlediğiniz bilgileri daha iyi hatırlama olgusudur. Kendinizle bağlantılı hikayeler ve deneyimler bellekte daha uzun süre ve daha canlı biçimde kalır.
Benlik Kavramı
자기개념
'Ben nasıl bir insanım?' sorusuna verilen kişisel düşünce ve inançlardır.
Öz-Belirleme
자기결정성
Kendi hayatınızdaki seçimleri ve kararları kendinizin verebileceği hissidir. Özerklik, yeterlilik ve ilişkisellik temel unsurlarıdır.
Öz-Gerçekleştirme
자기실현
Kişinin potansiyelini en üst düzeyde ortaya koyarak yaşamasıdır. Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisinin zirvesinde yer alır.
Öz-Yeterlilik
자기효능감
Öz-yeterlilik, 'Bunu yapabilirim' şeklinde kendi yeteneklerine duyulan inançtır. Öz-saygıdan biraz farklı bir kavramdır.
Otomatiklik
자동성
Tekrarlanan pratik yoluyla edinilen bir beceri veya bilişsel sürecin, bilinçli çaba gerektirmeksizin akıcı biçimde gerçekleştirilebildiği durum.
Otomatik Düşünce
자동적 사고
Bir duruma karşı anında ve istemsizce oluşan değerlendirici düşünce — bilinçli muhakeme olmaksızın — ve duygular ile davranışları doğrudan etkiler.
Benlik Kimliği
자아정체성
'Gerçekten ben kimim?' sorusuna dair kararlı bir his. Beni 'ben' yapan şeylerdir.
Öz-Saygı
자아존중감
Kendini değerli bir varlık olarak görme derecesidir. Kendini ne kadar sevdiğinin ve saydığının bir ölçüsüdür.
Serbest Çağrışım (Free Association)
자유연상
Akla gelen düşüncelerin, imgelerin ve duyguların herhangi bir sansür olmaksızın özgürce dile getirildiği bir psikanaliz tekniğidir. Bilinçdışının içeriğini bilince taşımanın bir yöntemidir.
Zeigarnik Etkisi
자이가르닉 효과
Tamamlanmamış ya da yarıda bırakılmış görevler, tamamlanan görevlere kıyasla belleğimizde çok daha uzun süre kalır.
Otobiyografik bellek
자전적 기억
Bireyin kendi hayatında bizzat yaşadığı olayları ve deneyimleri depolayan bellek sistemi; kimlik duygusunun ve benliğin sürekliliğinin anlatısal temelini oluşturur.
151–200 / 286