Temel oranı göz ardı etme
기저율 무시
Genel olasılıkları bırakıp çarpıcı bir örneğe fazla ağırlık verme eğilimidir.
Rüya Analizi
꿈 분석
Rüyaların içeriğini yorumlayarak bilinçdışı arzuları, duyguları ve çatışmaları anlamaya çalışan psikolojik bir yöntemdir. Freud ve Jung bu alanın önde gelen kuramcılarıdır.
Düşlerin Yorumu (Freud)
꿈의 해석(프로이트)
Freud'un 1900 yılında yayımladığı eser ve kuram; rüyaların, bastırılmış bilinçdışı arzuların kılık değiştirerek ortaya çıkması olduğunu açıklar.
İyimserlik
낙관주의
İyi şeylerin olacağını bekleme eğilimidir. Geleceğe olumlu bir bakış açısıyla bakmak demektir.
İyimserlik Önyargısı
낙관주의 편향
Bu, kötü şeylerin bize olmayacağına inandığımız ve iyi şeylerin bize daha çok olacağını beklediğimiz bilişsel bir önyargıdır. Çoğu insanda doğal olarak bulunan bir eğilimdir.
İçsel Motivasyon
내재적 동기
Bu, ödül veya cezadan değil, saf ilgi ve zevkten gelen motivasyondur.
İçe Dönüklük
내향성
Bu, yalnız zaman geçirerek enerji yenileme eğilimidir. Sessiz ama derin bir kişilik özelliğidir.
Çoğulcu Cehalet
다원적 무지
Bu, bir gruptaki insanların çoğunluğunun özel olarak belirli bir norma katılmadığı hâlde, diğerlerinin hepsinin katıldığını yanlışlıkla düşündüğü bir olgudur. Bu yanlış anlama, birbirinin iç dünyasını bilmemekten kaynaklanır.
Çoklu Zekâ
다중 지능
Bu teori, zekânın tek bir şeyden değil, birbirinden bağımsız birçok alandan oluştuğunu savunur. Her insanın farklı güçlü yönleri ve yetenekleri olduğunu kabul eden sıcak bir bakış açısıdır.
Kısa Süreli Bellek
단기 기억
Bu, bilgileri yaklaşık 15-30 saniye boyunca geçici olarak depolayan bir bellek sistemidir. Aynı anda yaklaşık 7 (±2) öğeyi tutabilir ve tekrar edilmezse bilgiler hızla kaybolur.
İpucuna Bağlı Unutma
단서 의존 망각
Bir anıyı hatırlayamamanız, o anının silindiği anlamına gelmez; sadece onu gün yüzüne çıkaracak doğru ipucunu bulamıyor olabilirsiniz.
Zorunluluk Düşüncesi (Should Statements)
당위적 사고
'Yapmalıyım', 'Yapmamalıyım' gibi katı kurallarla kendini baskı altına alan bir düşünce biçimidir. Bu tür düşünceler gereksiz suçluluk ve stres yaratır.
Karşıtlık Etkisi
대비 효과
Önceki deneyimlerle karşılaştırarak mevcut durumu daha iyi veya kötü algılama durumu.
Temsil Sezgiseli
대표성 휴리스틱
Bir nesnenin belirli bir kategorinin tipik görünümüne ne kadar benzediğini esas alarak yargıda bulunmaya yarayan zihinsel bir kısayoldur. İstatistiksel olasılık yerine sezgisel benzerliğe güvenme eğilimini ifade eder.
Dunning-Kruger Etkisi
더닝-크루거 효과
Yetersiz beceriye sahip kişiler kendilerini olduğundan yetenekli sanırken, gerçekten yetenekli olanlar kendilerini olduğundan az yetenekli görür.
Kumarbaz Yanılgısı
도박사의 오류
Bu, bağımsız olayların önceki sonuçlarının bir sonraki sonucu etkileyeceğine yanlış inanılan bir bilişsel hatadır. En tipik örnek, yazı-tura atışında art arda tura geldiği için bu sefer yazı geleceğini düşünmektir.
Toksik Pozitiflik
독성 긍정주의
Her durumda pozitif bir tutum sergileme ısrarı; bu genellikle kendinin veya başkalarının gerçek olumsuz duygularını görmezden gelir ya da geçersiz kılar.
Zihin Okuma (Mind Reading)
독심술
Başka bir kişinin düşüncelerini doğrulamadan kesin olarak varsaymaktır. Örneğin: 'O kişi kesinlikle böyle düşünüyor olmalı.'
Motivasyon
동기
Motivasyon, bir davranışı başlatan, ona yön veren ve sürdüren içsel güçtür. Bizi hedeflerimize doğru ilerlemesini sağlayan zihnin itici gücüdür.
Duyarsızlaşma (Desensitization)
둔감화
Tekrarlayan bir uyarana maruz kalındıkça o uyarana verilen duygusal tepkinin giderek azalması olgusudur. Terapide kaygıyı azaltmak amacıyla bilinçli olarak kullanılmaktadır.
Varsayılan Mod Ağı
디폴트 모드 네트워크
Bu, herhangi bir göreve odaklanmadığımızda — örneğin boş boş otururken ya da hayal kurarken — aktif hale gelen beyin ağıdır.
Rosenthal Etkisi
로젠탈 효과
Birine yönelik beklentilerin o kişinin davranışlarını ve performansını gerçekten etkilediği bir olgudur. Pygmalion Etkisi olarak da bilinir; olumlu beklentiler olumlu sonuçlar doğurur.
Büyüsel Düşünce
마술적 사고
Bu, kişinin kendi düşünce veya eylemlerinin gerçekte ilgisiz olan dış olayları etkileyebileceğine inandığı bir düşünce biçimidir. Örneğin, belirli bir şey yapıldığında iyi şeyler olacağına inanmak buna örnek gösterilebilir.
Memnuniyet
만족감
Hayatın veya mevcut anın yeterli ve tatmin edici olduğu hissi.
Tatmin Edici Seçim (Satisficing)
만족화
Bu, en iyi seçeneği aramak yerine 'yeterince iyi' olan seçeneği tercih etme şeklinde bir karar verme yöntemidir. Mükemmel cevabı aramak yerine belirlenen kriterleri karşılayan uygun bir alternatif seçerek zihinsel yükü azaltan akıllıca bir stratejidir.
Bağlama Bağlı Bellek
맥락 의존 기억
Bir şeyi öğrendiğimiz yere ya da duruma geri döndüğümüzde o anıyı çok daha kolay hatırlarız.
Meta Duygu
메타 감정
Meta duygu, kendi duygularımız hakkında hissettiğimiz duygudur. Örneğin, kızgınlığımız için suçluluk duymak ya da üzüntümüzden utanmak birer meta duygudur.
Üstbiliş (Metacognition)
메타인지
Üstbiliş, kendi düşüncelerimiz hakkında düşünme yeteneğidir — kendi bilişsel süreçlerimizi gözlemleme, anlama ve düzenleme kapasitesi.
Gözlemsel Öğrenme (Observational Learning)
모방 학습
Başkalarının davranışlarını gözlemleyerek ve taklit ederek öğrenmektir. Çevremizdekileri izleyerek farkında olmadan pek çok şey öğreniriz.
Enerji Yoksunluğu / Halsizlik
무기력
İsteksizlik hissi ve enerjinin tamamen tükendiği bir durumdur. Ne yapmanız gerektiğini bilseniz de vücudunuz hareket etmez.
Çaresizlik
무력감
Kişinin durumu değiştiremeyeceğini hissettiği güçsüz bir haldir. 'Öğrenilmiş çaresizlik' adı verilen bir kavram da bulunmaktadır.
Bilinçdışı
무의식
Bilinçli olarak farkında olamadığımız, ancak düşüncelerimiz, duygularımız ve davranışlarımız üzerinde güçlü bir etki yaratan zihnin bölgesidir. Freud'un vurguladığı psikolojinin temel kavramlarından biridir.
Bilinçdışı Önyargı
무의식적 편향
Bu, farkında olmadan içimizde taşıdığımız bir önyargıdır. Herkesin içinde vardır ve onu fark etmek ilk adımdır.
Anhedoni
무쾌감
Anhedoni, daha önce zevkli olan aktivitelerden neşe duyamamaktır — zevkin yokluğudur. DSM-5 tanı kriterlerinde yer alan depresyonun temel bir belirtisidir.
Problem Çözme
문제 해결
Mevcut durum ile ulaşılmak istenen hedef arasındaki boşluğu kapatmak için çeşitli stratejilerin kullanıldığı bilişsel bir süreçtir. Günlük yaşamın büyük ve küçük zorluklarının üstesinden gelmemizi sağlayan zihnin gücüdür.
kültürel psikoloji
문화심리학
Kültürün insanların düşünce, duygu ve davranışlarını nasıl şekillendirdiğini inceleyen psikoloji dalıdır.
Ruminasyon (Rumination)
반추
Olumsuz düşünce veya duyguların zihinde tekrar tekrar canlandırıldığı bir düşünce örüntüsü.
Iraksak Düşünme
발산적 사고
Tek bir problem için çeşitli ve yaratıcı çözümleri özgürce üretme düşünce biçimidir. Belirlenmiş bir cevabı olmayan açık uçlu sorularda en parlak şekilde ortaya çıkan bir düşünme yeteneğidir.
Weber Yasası
베버의 법칙
Weber Yasası, bir uyarandaki değişimi hissedebilmek için gereken minimum değişim miktarının, orijinal uyaranın büyüklüğüyle orantılı olduğunu belirtir. Bu, psikofizik'in temel yasalarından biridir.
değişim körlüğü
변화 맹시
Kişinin, gözünün önünde olan belirgin bir değişikliği fark edememesi durumudur.
İçgüdü
본능
Öğrenmeden doğuştan gelen davranış kalıplarıdır. Tehlike anında kendini korumak ya da acıkınca yiyecek aramak gibi — bunlar hayatta kalmak için içimize yerleştirilmiş doğal tepkilerdir.
Doğa mı Çevre mi
본성 vs 양육
Bu, insan kişiliği ve davranışının kalıtım (doğa) tarafından mı belirlendiği yoksa çevre (yetiştirme) tarafından mı şekillendirildiğine dair köklü bir tartışmadır. Modern psikoloji her ikisinin de önemli olduğunu kabul eder.
İnkar (Denial)
부인
Kabul edilmesi güç olan gerçeklikleri veya duyguları bilinçdışı olarak tanımamaya çalışan zihnin koruyucu bir mekanizmasıdır. Zihin henüz hazır olmadığında kendiliğinden ortaya çıkan doğal bir tepkidir.
Negatif Duygulanım (Negative Affect)
부정 정서
Üzüntü, kaygı, öfke gibi rahatsız edici duyguların genel adıdır. Bunlar kötü duygular değil, gerekli duygulardır.
Olumsuzluk Yanlılığı
부정성 편향
Olumlu şeylerden çok olumsuz şeylere daha güçlü tepki verir ve onları daha uzun süre hatırlarız.
Dikkatsizlik Körlüğü
부주의 맹시
Bir şeye odaklandığımızda, tam önümüzde bulunan diğer şeyleri hiç göremeyiz. Dikkat kapasitemiz sınırlı olduğundan her şeyi aynı anda algılamak mümkün değildir.
Kodlama (Encoding)
부호화
Dışarıdan alınan bilgilerin beyin tarafından depolanabilecek bir biçime dönüştürülmesi sürecidir. Belleğin ilk aşaması olan kodlama ne kadar iyi gerçekleşirse, anılar o kadar uzun süre kalıcı olur.
Öfke Yönetimi
분노 관리
Öfke yönetimi öfkeyi ortadan kaldırmakla ilgili değil; onu sağlıklı biçimde tanımak, uygun şekilde ifade etmek ve yapıcı bir şekilde kullanmakla ilgilidir. Öfkeyi ifade etme biçimi öfkenin kendisinden daha önemlidir.
Disfori
불쾌감
Kişinin genel olarak rahatsız ve tatminsiz hissettiği bir ruh hali durumudur. Belirgin bir neden olmaksızın kendini kötü hissetmektir.
Kötümserlik
비관주의
Kötü şeylerin olacağını bekleme eğilimidir. Her zaman kötü değildir — bazen ihtiyatlı olmak anlamına da gelebilir.
51–100 / 286