Güvenli Liman
안전 기지
Zor ve korkutucu anlarda geri dönüp teselli ve güvence bulunabilecek kişi ya da ilişkiyi ifade eder. Bağlanma teorisinin temel kavramlarından biridir.
Sevgi
애정
Başka bir kişiye yönelik sıcak, şefkatli duygu olup ilişkilerde ilgi ve samimiyet in temelini oluşturur.
İşlevsiz Aile
역기능 가족
Üyeler arasındaki iletişim ve ilişkilerin sağlıklı olmadığı, aile bireylerinin duygusal gelişimini engelleyen bir aile sistemidir.
Rol Katılığı
역할 고착
Aile içinde belirli rollerin sabitlenmesi ve esnek bir şekilde değişememesi durumudur. Bu durum bireyin gelişimini kısıtlar.
Bağ kurma çağrısı
연결 시도
Yakınlık, ilgi ya da duygusal karşılık istemek için verilen küçük bir işarettir.
Bağlantı Ritüeli
연결 의식
İnsanların yakın ve duygusal olarak bağlı hissetmelerine yardımcı olan küçük, tekrarlanan bir uygulamadır.
Romantik İlişkilerin Psikolojisi
연애 심리
Bu alan, aşk ilişkilerinde ortaya çıkan psikolojik olguları ve örüntüleri inceler. Çekim, aşk, çatışma ve ayrılık dahil olmak üzere romantik ilişkinin tüm aşamalarını kapsar.
Orbiting (Yörüngede Dolaşma)
오빗팅
Orbiting, ayrılıktan sonra kişinin eski sevgilisinin sosyal medya paylaşımlarını beğenmesi ya da hikayelerini izlemesi yoluyla uzaktan etrafında dolaşmaya devam etmesi davranışıdır.
Zorbalık
왕따/따돌림
Güç dengesizliği olan bir durumda bir kişiyi tekrar tekrar incitmek, küçük düşürmek ya da dışlamaktır.
Sadakatsizlik / Aldatma (Infidelity)
외도
Bir ilişkide üzerinde anlaşılan sınırları aşarak başka biriyle duygusal veya fiziksel yakınlık paylaşma eylemidir. İlişkide derin yaralar bırakır; ancak iyileşmek imkânsız değildir.
Talep-Çekilme Örüntüsü
요구-철수 패턴
Bir kişi sorunu çözmek için sürekli talepte bulunurken, diğer kişi konuşmaktan kaçınıp geri çekilen ilişki döngüsüdür. Bu kısır döngü her iki tarafın da hayal kırıklığı ve yalnızlık hissetmesine yol açar.
Arkadaşlığın Bitmesi
우정의 결별
Bu, değer verilen bir arkadaşlığın sona ermesi deneyimidir. Romantik bir ayrılık kadar derin bir üzüntü ve kayıp hissi yaratabilir.
Köken Ailesi (Family of Origin)
원가족
Köken ailesi, doğduğunuz ve büyüdüğünüz ailedir. Köken ailedeki deneyimler, yetişkinlik dönemindeki ilişki örüntüleri ve duygusal tepkiler üzerinde derin bir etki bırakır.
iletişim tarzları
의사소통 유형
İnsanların kendini ifade ederken, karşılık verirken ve ihtiyaç ya da çatışmalarla baş ederken kullandığı farklı yollar.
iletişim örüntüleri
의사소통 패턴
İlişkilerde tekrar tekrar görülen konuşma, dinleme, tepki verme ya da uzaklaşma biçimleridir.
iletişim bozukluğu
의사소통장애
Konuşma, dili anlama, kendini ifade etme ya da sosyal iletişimde süren güçlüklerdir.
Çifte Bağ
이중 구속
Aynı anda iki çelişkili mesaj alınan ve ne yapılırsa yapılsın yanlış olunan bir durumdur.
Özgeci Sevgi
이타적 사랑
Karşılık beklemeksizin, başka birinin mutluluğunu ve esenliğini gerçekten ön planda tutan bir sevgi biçimi.
Onay İhtiyacı
인정 욕구
Onay ihtiyacı, başkalarından kabul ve takdir görme isteğidir. Bu, herkes için doğal bir ihtiyaçtır; ancak aşırıya kaçtığında kişi kendi ölçütlerini yitirir ve başkalarının değerlendirmelerine göre şekillenir.
Onay Arayışı
인정 추구
Onay arayışı, başkalarından övgü, onay ve takdir almayı aşırı derecede aramak ve kendi değerini başkalarının nasıl değerlendirdiğine göre ölçmek şeklinde ortaya çıkan bir psikolojik örüntüdür.
Benliğin Farklılaşması
자기 분화
Başkalarıyla duygusal olarak bağlantı kurarken kendi düşünce ve duygularını koruyabilme yeteneğidir. Kimliğini kaybetmeden ilişkilerde var olabilme becerisidir.
Girişkenlik
자기 주장
Girişkenlik, görüş, duygu ve ihtiyaçlarını başkalarına karşı saldırgan olmadan ya da pasif biçimde kendini bastırmadan dürüstçe ve doğrudan ifade etme becerisidir.
Kendini Gerçekleştiren Kehanet
자기실현적 예언
Bu, bir şeyin olacağına dair beklenti veya inancın o şeyin gerçekten gerçekleşmesine neden olduğu bir olgudur.
şefkatli iletişim
자비로운 의사소통
Duygulara ve ihtiyaçlara saygı gösterirken dürüst kalabilen konuşma ve dinleme biçimidir.
Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB)
자폐 스펙트럼 장애
Sosyal iletişim ve etkileşimde kalıcı farklılıklar ile kısıtlı ve tekrarlayan davranış ve ilgi örüntüleriyle kendini gösteren bir nörogelişimsel durum.
Hayalet Olma (Ghosting)
잠수
Herhangi bir açıklama ya da önceden haber vermeksizin aniden tüm iletişimi kesip ortadan kaybolma davranışıdır. Ghosting'e maruz kalan kişi büyük bir kafa karışıklığı ve öz-şüphe yaşayabilir.
Uzun Mesafeli İlişki
장거리 연애
Fiziksel olarak birbirinden uzakta yaşayan kişiler arasında sürdürülen romantik bir ilişkidir. Buluşma imkânlarının kısıtlı olması nedeniyle kendine özgü zorluklar barındırsa da güven ve iletişimle sağlıklı biçimde sürdürülebilir.
Karma aile dinamikleri
재혼 가족 역학
Yeniden evlilikle oluşan ailelerde ilişki ve duygu değişimleri.
Aktif yapıcı tepki
적극적 건설적 반응
Birinin iyi haberine içten bir sevinç ve gerçek bir ilgiyle karşılık verme biçimidir. Araştırmalar bunun ilişkileri güçlendirebildiğini gösterir.
Aktif Dinleme
적극적 경청
Dinleyicinin tamamen odaklanarak konuşanın sözlerini ve duygularını anlamaya çalıştığı bir iletişim becerisi.
Aktarım (Transference)
전이
Geçmişteki önemli ilişkilerde (özellikle ebeveynlerle) yaşanan duyguların, günümüzde başka bir kişiye yansıtılması olgusu.
Duygusal Destek
정서적 지지
Karşıdaki kişinin duygularını kabul ederek empati kurmak ve ona duygusal olarak güç vermek anlamına gelir.
Duygusal Doğrulama
정서적 타당화
Karşıdaki kişinin duygularının anlaşılır ve doğal olduğunu kabul etmektir. Bu yaklaşım, kişinin duygularının geçerli olduğunu hissetmesini sağlar.
Duygusal İstismar
정서적 학대
Sürekli eleştiri, aşağılama, manipülasyon ve görmezden gelme yoluyla karşı tarafın duygusal iyiliğini zedeleyen davranışlardır.
Zihinsel Yük
정신적 부담
Ev veya ilişkilerde görünmez planlama, yönetim ve hatırlama yükünü tek başına taşımak anlamına gelir. Yalnızca fiili eylemler değil, 'ne yapılması gerektiğini hatırlamak ve koordine etmek' de görünmez bir emektir.
Alay (Dalga Geçme)
조롱
Birini küçümsemek için ona gülmek, onunla dalga geçmek ya da taklidini yapmak gibi söz ve davranışlardır. “Sadece şaka” diye sunulsa bile tekrarlanan alay, özsaygıyı ve kalbi derinden yaralayan duygusal bir saldırıya dönüşebilir.
duygusal kapanış
종결
Bir bitişi içten kabul edip yavaş yavaş yoluna devam edebilme sürecidir.
Suçluluk Duygusu Yaratma (Guilt Tripping)
죄책감 유발
Karşı tarafta kasıtlı olarak suçluluk duygusu uyandırarak onu istenen şekilde davranmaya yönlendiren bir manipülasyon yöntemidir. İlişkilerde sağlıksız bir örüntüdür.
Zihinsel Yetersizlik
지적장애
Bu, hem zihinsel işlevsellik hem de uyumsal davranış alanlarında sınırlılıkların bulunduğu bir gelişimsel durumdur.
Kıskançlık
질투
Önemli bir ilişkinin üçüncü bir kişi tarafından tehdit edildiği hissedildiğinde yaşanan karmaşık bir duygudur. Kaygı, öfke ve üzüntünün iç içe geçtiği bir duygusal deneyimdir.
kolektivizm
집단주의
Grup uyumuna, aidiyete ve ortak sorumluluğa daha fazla önem veren kültürel yönelimdir.
Eşleşme Psikolojisi (Mating Psychology)
짝짓기 심리
Bu alan, insanların eş seçimi ve ilişki kurma süreçlerinde işe yarayan psikolojik mekanizmaları inceler. Evrimsel psikoloji perspektifi yoğun biçimde kullanılmaktadır.
Suçu başkasına atma
책임 전가
Bir kişinin kendi sorumluluğunu kabul etmeyip suçu başka birine yüklemesidir.
Takip-Mesafe Dinamiği
추구-거리 역동
Bu, bir tarafın yakınlaşmaya çalıştığı, diğer tarafın ise mesafe koymaya çalıştığı bir ilişki örüntüsüdür. Çiftlerde ve yakın ilişkilerde sıkça görülür.
Yakınlık
친밀감
Başka bir kişiyle derin bir duygusal bağ ve yakınlık deneyimlemektir. Kendini dürüstçe açmak ve karşı tarafça kabul edildiğini hissetmek bunun özünü oluşturur.
Yakınlıktan Kaçınma
친밀감 회피
Yakın ilişkiler istemesine rağmen derin bir bağ oluşmaya başladığında bilinçsizce mesafe koyma örüntüsüdür. Yaralanmaktan korkan zihnin, kalbin kapılarını kapatarak kendini korumasıdır.
Sessizlik Cezası
침묵 처벌
Sessizlik cezası, karşı tarafı kasıtlı olarak konuşmayı reddederek ya da onu görmezden gelerek cezalandırma davranışıdır.
çift tükenmişliği
커플 번아웃
Uzun süren bir ilişkide duygusal olarak yorulup partnere duyulan ilgi ve tutkunun zamanla azalması halidir.
eş-bağımlılık
코드의존
Karşı tarafla ilgilenmenin aşırılaştığı ve kişinin kendi ihtiyaçlarını gözden kaçırdığı ilişki örüntüsüdür.
Kontrolcü Davranış
통제 행동
Başka bir kişinin seçimlerini, ilişkilerini veya bağımsızlığını kısıtlamaya yönelik eylemler.
101–150 / 163