Bilinçaltı
잠재의식
Bilinçaltı, bilincin altında işleyerek davranışlarımızı ve duygularımızı etkileyen zihnin bir katmanıdır. Bilinçdışı kavramıyla benzer şekilde kullanılsa da Freud bu terimi tercih etmemiştir.
Alan Bağımlılığı/Bağımsızlığı
장 의존/독립
Bu, bir kişinin çevresindeki bağlamdan (alandan) ne ölçüde etkilendiğini ya da bağımsız biçimde karar verip vermediğini gösteren bir bilişsel stildir. Bu kavram, her insanın bilgiyi işleme konusunda kendine özgü bir yolu olduğunu ortaya koymaktadır.
Depolama (Bellek)
저장 (기억)
Depolama, alınan bilgilerin zihinde saklanması ve korunması sürecidir. Yaşadıklarımızı daha sonra hatırlayabilmemizi sağlayan önemli bir aşamadır.
Düşmanca Medya Etkisi
적대적 매체 효과
Bir konuda ne kadar güçlü bir görüşe sahip olunursa, tarafsız medya haberleri o kişiye kendi görüşüne karşı o kadar olumsuz görünür. Aynı haberi okuyan her iki taraf da onu taraflı bulur — bu ilginç bir bilişsel olgudur.
Şekil-Zemin Algısı
전경-배경 지각
Bir şeye baktığımızda zihnimiz otomatik olarak merkezdeki nesneyi (şekil) ve arkasındaki zemini birbirinden ayırt eder. Bu, karmaşık dünyada önemli olanı seçip çıkarmayı sağlayan zihnin temel çalışma biçimidir.
Beklenti Teorisi (Prospect Theory)
전망 이론
Bu teori, insanların kazançlara kıyasla kayıplara çok daha güçlü tepki verdiğini ve kesinliği tercih ettiğini açıklar. Aynı miktarda bile olsa, kaybetmenin acısı kazanmanın sevincinden çok daha büyük hissedilir.
Önbilinç
전의식
Şu anda farkında olunmayan, ancak dikkat yöneltildiğinde kolayca bilince çağrılabilen zihnin alanıdır. Bilinç ile bilinçdışı arasındaki ara bölgedir.
Zirve-Son Kuralı
절정-종결 법칙
Bir deneyimi değerlendirirken, tüm deneyimin ortalaması yerine en yoğun anı (zirve) ve son anı (son) esas alarak yargıda bulunma eğilimimiz vardır.
Prosedürel Bellek
절차적 기억
Bisiklet sürmek veya enstrüman çalmak gibi vücutla öğrenilen beceri ve alışkanlıklara ilişkin bellektir. Bilinçli olarak hatırlamaya gerek kalmadan doğal biçimde gerçekleştirilebilen zihin ve beden belleğidir.
Falcı Yanılgısı
점쟁이 오류
Geleceği olumsuz tahmin etmek ve bu tahmini gerçekmiş gibi kesin olarak inanmaktır. Zihnimiz bazen bir falcı gibi davranarak kötü sonuçları 'kesin gerçek' haline getirir.
Hazırlama Etkisi (Priming)
점화
Hazırlama etkisi, daha önce karşılaşılan bir uyaranın sonraki yargıları, davranışları ve belleği bilinçsizce etkilediği bir olgudur. Zihnimiz, önceki deneyimler tarafından sessizce hazırlanmaktadır.
Ayrıntılandırma Olasılığı Modeli
정교화 가능성 모델
Bu teori, ikna edici bir mesaj aldığımızda tutumlarımızın iki şekilde değiştiğini açıklar: mesajın içeriğini derinlemesine düşünerek ya da yüzeysel ipuçlarına tepki vererek.
Duygulanım
정동
Her an yaşanan temel duygu durumu, belirli duygulardan daha temel, genel olarak iyi/kötü, enerjik/bitkin hissetmeyi kapsayan durum.
Çıpa Etkisi (Anchoring Bias)
정박 편향
Çıpa etkisi, karar verirken alınan ilk bilgiye aşırı derecede bağımlı olma eğilimidir; bu da sonraki tüm yargıların o başlangıç referans noktasına doğru çekilmesine yol açar.
Bilgi İşleme Teorisi
정보 처리 이론
Bu teori, insan zihninin bilgiyi nasıl aldığını, depoladığını, dönüştürdüğünü ve çıktı olarak ürettiğini sistematik biçimde açıklar. Dünyayı nasıl anladığımızı ve hatırladığımızı anlamamıza yardımcı olur.
Duygusal Zeka
정서 지능
Kendi ve başkalarının duygularını anlama ve bu duygulardan yararlanma yeteneğidir. IQ kadar önemli bir beceridir.
Duygusal Uyuşma
정서적 마비
Bu, kişinin neredeyse hiçbir duygu hissedemediği bir durumdur. Zihin, kendini korumak için duyguları engeller.
Psikofizik
정신물리학
Fiziksel uyaranlar ile bunları deneyimlediğimiz psikolojik algı arasındaki ilişkiyi bilimsel olarak inceleyen bir alandır. Bir sesin fark edilebilmesi için ne kadar yüksek olması gerektiği gibi sorulara yanıt arar.
Zihinselleştirme
정신화
Zihinselleştirme, kendi ve diğerlerinin davranışlarının arkasındaki düşünceleri, duyguları ve niyetleri anlama becerisidir — insan eylemlerini yönlendiren zihinsel durumları algılamak.
Kimlik - Rol Karmaşası
정체성 대 혼란
Ergenlik döneminde 'Ben kimim?' sorusunu araştırma görevidir. Benliği keşfetmenin önemli bir dönemidir.
James-Lange Teorisi
제임스-랭 이론
Bu teori, duyguların bedensel tepkiler gerçekleştikten sonra hissedildiğini öne sürer. Üzgün olduğumuz için ağlamayız; ağladığımız için üzgün hissederiz — bu teorinin özgün bakış açısı budur.
Edimsel Koşullanma
조작적 조건 형성
Davranışın sonuçlarına (ödül/ceza) bağlı olarak o davranışın güçlendiği ya da zayıfladığı bir öğrenme sürecidir.
Suçluluk Duygusu
죄책감
Yaptığınız bir şeyin yanlış olduğunu hissettiğinizde ortaya çıkan duygudur. Utançtan farklı olarak, bu duygu kişinin kendisine değil, eylemine yönelik bir pişmanlıktır.
Dikkat
주의
Dikkat, zihnin sayısız uyaran arasından belirli bir bilgiye odaklanma ve onu seçme bilişsel sürecidir. Tıpkı bir el feneri gibi, zihnin aydınlattığı yere odaklanılır.
merkezi yürütücü
중앙 집행기
Çalışma belleğinde dikkati yönetmeye, görevler arasında geçiş yapmaya ve bilgiyi düzenlemeye yardımcı olan sistemdir.
Algı (Perception)
지각
Algı, duyu organları aracılığıyla gelen bilgilerin beyin tarafından yorumlanarak anlamlandırıldığı süreçtir. Aynı şeye bakıldığında bile farklı insanlar bunu farklı biçimlerde algılayabilir.
Entelektüelleştirme
지성화
Entelektüelleştirme, zor duyguları doğrudan hissetmek yerine yalnızca akılcı ve mantıksal düşünmeye yönelme eğiliminde olan bir savunma mekanizmasıdır. Zihinsel olarak anlaşılan ancak duygusal olarak hissedilmekten kaçınılan bilinçdışı bir koruma yöntemidir.
Ertelenmiş Taklit
지연 모방
Ertelenmiş taklit, birinin davranışını gördükten sonra aradan zaman geçince o davranışı tekrar etmek anlamına gelir. Çocuğun bilişsel gelişiminde önemli bir dönüm noktasıdır.
Sezgi
직관
Mantıksal analiz yapmadan bir şeyi anında anlama veya karar verme yeteneğidir. 'Sadece öyle hissediyorum' duygusu içinde uzun yılların deneyimi ve bilgeliği gizli olabilir.
Evrimsel Psikoloji
진화심리학
İnsan zihninin ve davranışlarının milyonlarca yıllık evrim süreci aracılığıyla şekillendiğini öne süren psikoloji dalıdır. Duygularımızın, içgüdülerimizin ve sosyal davranışlarımızın kökenini anlamamıza yardımcı olur.
kolektif bilinçdışı
집단 무의식(융)
Jung’un, kişisel deneyimin ötesinde tüm insanlarda ortak bir derin bilinçdışı katman olduğu fikridir.
kolektivizm ve bireycilik
집단주의 vs 개인주의
Kimlik, ilişkiler ve kararlar konusunda bazen “biz”, bazen “ben” vurgusunun öne çıktığı iki geniş kültürel eğilimdir.
Yanıltıcı Korelasyon
착각적 상관
Gerçekte birbiriyle ilişkisi olmayan iki şey arasında bağlantı olduğuna yanlışlıkla inanma olgusudur. Zihnin tesadüfleri neden-sonuç ilişkisi olarak yorumlama eğilimidir.
İşleme Derinliği
처리 수준
Bu teori, bilgiyi ne kadar derin düşünerek işlediğimize bağlı olarak bellek gücünün değiştiğini açıklar. Ne kadar derin düşünürsek, o kadar uzun süre ve daha iyi hatırlarız.
kümeleme
청킹
Bilgileri anlamlı gruplara ayırarak daha kolay hatırlamayı sağlayan bellek yöntemidir.
Öncelik Etkisi (Primacy Effect)
초두 효과
İlk karşılaşılan bilgiler, sonradan gelen bilgilere kıyasla bellekte çok daha güçlü biçimde yer eder.
Odaklanma Etkisi (Focusing Effect)
초점 효과
Bir şey hakkında düşünürken yalnızca belirli bir yönüne aşırı odaklanarak diğer önemli faktörleri göz ardı etme eğilimi olan bir bilişsel önyargıdır. Bütünü yalnızca bir parçasına bakarak yargılamaya yol açan zihinsel bir tuzaktır.
Ajitasyon (Huzursuzluk)
초조함
Ajitasyon, iç kaygı veya gerilimin fiziksel huzursuzluk olarak kendini gösterdiği bir durumdur — yerinde duramama, sinirlilik ve artan motor aktivite.
Yenilik Etkisi (Recency Effect)
최신 효과
En son karşılaşılan bilgiler daha iyi hatırlanır. Bu, belleğimizi ve yargılarımızı etkileyen önemli bir olgudur.
Dürtü Teorisi (Drive Theory)
추동 이론
Açlık veya susuzluk gibi fizyolojik ihtiyaçlar karşılanmadığında içsel bir gerilim (dürtü) oluşur ve bu gerilimi giderme güdüsü davranışı yönlendirir.
Küçümseme/Büyütme
축소/확대
İyi şeyleri küçük görmek ve kötü şeyleri olduğundan büyük göstermek şeklinde işleyen bir düşünce kalıbıdır.
Kaynak İzleme
출처 감시
Bu, bir anının nereden geldiğini belirlemeye yarayan zihinsel bir süreçtir. Bir şeyin doğrudan yaşanıp yaşanmadığını, duyulup duyulmadığını ya da hayal edilip edilmediğini yargılama yeteneğidir.
Kırılganlık Akabası
취약성 숙취
Birine dürüstçe açıldıktan sonra gelen pişmanlık, utanç veya rahatsızlık dalgası — cesur bir öz-ifşanın ardından gelen duygusal akabası.
Uyumluluk
친화성
Big Five kişilik modelinde güven, özgecilik, işbirliği ve empati gibi diğer insanlara yönelik özellikleri yansıtan bir kişilik boyutu.
Cannon-Bard kuramı
캐논-바드 이론
Duygunun ve bedensel tepkinin aynı anda ortaya çıktığını söyleyen duygu kuramıdır.
Concorde Etkisi
콩코드 효과
Concorde etkisi, zaten harcanan kaynaklar yüzünden başarısız bir girişime yatırım yapmaya devam etme eğilimidir. Adını süpersonik uçak Concorde'dan almıştır.
Hedonik Uyum
쾌락 적응
İyi ya da kötü olsun, zamanla orijinal mutluluk seviyemize geri döndüğümüz bir olgudur. Yeni bir araba alsak da kısa sürede alışırız; büyük bir üzüntü de zamanla hafifler — işte bu hedonik uyumdur.
Tutum
태도
Tutum, bir kişi, nesne veya duruma yönelik kararlı değerlendirici bir eğilimdir — dünyayı nasıl algıladığımızı ve yanıt verdiğimizi şekillendiren düşünce, duygu ve davranış eğilimlerinin bileşimidir.
Tünel Görüşü
터널 시야
Bir şeye o kadar odaklanmak ki etraftaki diğer olasılıkları ve seçenekleri göremez hale gelmektir.
Kontrol Odağı
통제 소재
Hayatta yaşanan olayların sonuçlarının kendi çabamızdan mı (iç) yoksa şans ve çevreden mi (dış) kaynaklandığına dair inançtır.
201–250 / 286