Sözlüğe geri dön

Psikoloji Terimleri A–Z

Zihni anlamak

286 terim

Bilinçaltı

잠재의식

Bilinçaltı, bilincin altında işleyerek davranışlarımızı ve duygularımızı etkileyen zihnin bir katmanıdır. Bilinçdışı kavramıyla benzer şekilde kullanılsa da Freud bu terimi tercih etmemiştir.

Alan Bağımlılığı/Bağımsızlığı

장 의존/독립

Bu, bir kişinin çevresindeki bağlamdan (alandan) ne ölçüde etkilendiğini ya da bağımsız biçimde karar verip vermediğini gösteren bir bilişsel stildir. Bu kavram, her insanın bilgiyi işleme konusunda kendine özgü bir yolu olduğunu ortaya koymaktadır.

Depolama (Bellek)

저장 (기억)

Depolama, alınan bilgilerin zihinde saklanması ve korunması sürecidir. Yaşadıklarımızı daha sonra hatırlayabilmemizi sağlayan önemli bir aşamadır.

Düşmanca Medya Etkisi

적대적 매체 효과

Bir konuda ne kadar güçlü bir görüşe sahip olunursa, tarafsız medya haberleri o kişiye kendi görüşüne karşı o kadar olumsuz görünür. Aynı haberi okuyan her iki taraf da onu taraflı bulur — bu ilginç bir bilişsel olgudur.

Şekil-Zemin Algısı

전경-배경 지각

Bir şeye baktığımızda zihnimiz otomatik olarak merkezdeki nesneyi (şekil) ve arkasındaki zemini birbirinden ayırt eder. Bu, karmaşık dünyada önemli olanı seçip çıkarmayı sağlayan zihnin temel çalışma biçimidir.

Beklenti Teorisi (Prospect Theory)

전망 이론

Bu teori, insanların kazançlara kıyasla kayıplara çok daha güçlü tepki verdiğini ve kesinliği tercih ettiğini açıklar. Aynı miktarda bile olsa, kaybetmenin acısı kazanmanın sevincinden çok daha büyük hissedilir.

Önbilinç

전의식

Şu anda farkında olunmayan, ancak dikkat yöneltildiğinde kolayca bilince çağrılabilen zihnin alanıdır. Bilinç ile bilinçdışı arasındaki ara bölgedir.

Zirve-Son Kuralı

절정-종결 법칙

Bir deneyimi değerlendirirken, tüm deneyimin ortalaması yerine en yoğun anı (zirve) ve son anı (son) esas alarak yargıda bulunma eğilimimiz vardır.

Prosedürel Bellek

절차적 기억

Bisiklet sürmek veya enstrüman çalmak gibi vücutla öğrenilen beceri ve alışkanlıklara ilişkin bellektir. Bilinçli olarak hatırlamaya gerek kalmadan doğal biçimde gerçekleştirilebilen zihin ve beden belleğidir.

Falcı Yanılgısı

점쟁이 오류

Geleceği olumsuz tahmin etmek ve bu tahmini gerçekmiş gibi kesin olarak inanmaktır. Zihnimiz bazen bir falcı gibi davranarak kötü sonuçları 'kesin gerçek' haline getirir.

Hazırlama Etkisi (Priming)

점화

Hazırlama etkisi, daha önce karşılaşılan bir uyaranın sonraki yargıları, davranışları ve belleği bilinçsizce etkilediği bir olgudur. Zihnimiz, önceki deneyimler tarafından sessizce hazırlanmaktadır.

Ayrıntılandırma Olasılığı Modeli

정교화 가능성 모델

Bu teori, ikna edici bir mesaj aldığımızda tutumlarımızın iki şekilde değiştiğini açıklar: mesajın içeriğini derinlemesine düşünerek ya da yüzeysel ipuçlarına tepki vererek.

Duygulanım

정동

Her an yaşanan temel duygu durumu, belirli duygulardan daha temel, genel olarak iyi/kötü, enerjik/bitkin hissetmeyi kapsayan durum.

Çıpa Etkisi (Anchoring Bias)

정박 편향

Çıpa etkisi, karar verirken alınan ilk bilgiye aşırı derecede bağımlı olma eğilimidir; bu da sonraki tüm yargıların o başlangıç referans noktasına doğru çekilmesine yol açar.

Bilgi İşleme Teorisi

정보 처리 이론

Bu teori, insan zihninin bilgiyi nasıl aldığını, depoladığını, dönüştürdüğünü ve çıktı olarak ürettiğini sistematik biçimde açıklar. Dünyayı nasıl anladığımızı ve hatırladığımızı anlamamıza yardımcı olur.

Duygusal Zeka

정서 지능

Kendi ve başkalarının duygularını anlama ve bu duygulardan yararlanma yeteneğidir. IQ kadar önemli bir beceridir.

Duygusal Uyuşma

정서적 마비

Bu, kişinin neredeyse hiçbir duygu hissedemediği bir durumdur. Zihin, kendini korumak için duyguları engeller.

Psikofizik

정신물리학

Fiziksel uyaranlar ile bunları deneyimlediğimiz psikolojik algı arasındaki ilişkiyi bilimsel olarak inceleyen bir alandır. Bir sesin fark edilebilmesi için ne kadar yüksek olması gerektiği gibi sorulara yanıt arar.

Zihinselleştirme

정신화

Zihinselleştirme, kendi ve diğerlerinin davranışlarının arkasındaki düşünceleri, duyguları ve niyetleri anlama becerisidir — insan eylemlerini yönlendiren zihinsel durumları algılamak.

Kimlik - Rol Karmaşası

정체성 대 혼란

Ergenlik döneminde 'Ben kimim?' sorusunu araştırma görevidir. Benliği keşfetmenin önemli bir dönemidir.

James-Lange Teorisi

제임스-랭 이론

Bu teori, duyguların bedensel tepkiler gerçekleştikten sonra hissedildiğini öne sürer. Üzgün olduğumuz için ağlamayız; ağladığımız için üzgün hissederiz — bu teorinin özgün bakış açısı budur.

Edimsel Koşullanma

조작적 조건 형성

Davranışın sonuçlarına (ödül/ceza) bağlı olarak o davranışın güçlendiği ya da zayıfladığı bir öğrenme sürecidir.

Suçluluk Duygusu

죄책감

Yaptığınız bir şeyin yanlış olduğunu hissettiğinizde ortaya çıkan duygudur. Utançtan farklı olarak, bu duygu kişinin kendisine değil, eylemine yönelik bir pişmanlıktır.

Dikkat

주의

Dikkat, zihnin sayısız uyaran arasından belirli bir bilgiye odaklanma ve onu seçme bilişsel sürecidir. Tıpkı bir el feneri gibi, zihnin aydınlattığı yere odaklanılır.

merkezi yürütücü

중앙 집행기

Çalışma belleğinde dikkati yönetmeye, görevler arasında geçiş yapmaya ve bilgiyi düzenlemeye yardımcı olan sistemdir.

Algı (Perception)

지각

Algı, duyu organları aracılığıyla gelen bilgilerin beyin tarafından yorumlanarak anlamlandırıldığı süreçtir. Aynı şeye bakıldığında bile farklı insanlar bunu farklı biçimlerde algılayabilir.

Entelektüelleştirme

지성화

Entelektüelleştirme, zor duyguları doğrudan hissetmek yerine yalnızca akılcı ve mantıksal düşünmeye yönelme eğiliminde olan bir savunma mekanizmasıdır. Zihinsel olarak anlaşılan ancak duygusal olarak hissedilmekten kaçınılan bilinçdışı bir koruma yöntemidir.

Ertelenmiş Taklit

지연 모방

Ertelenmiş taklit, birinin davranışını gördükten sonra aradan zaman geçince o davranışı tekrar etmek anlamına gelir. Çocuğun bilişsel gelişiminde önemli bir dönüm noktasıdır.

Sezgi

직관

Mantıksal analiz yapmadan bir şeyi anında anlama veya karar verme yeteneğidir. 'Sadece öyle hissediyorum' duygusu içinde uzun yılların deneyimi ve bilgeliği gizli olabilir.

Evrimsel Psikoloji

진화심리학

İnsan zihninin ve davranışlarının milyonlarca yıllık evrim süreci aracılığıyla şekillendiğini öne süren psikoloji dalıdır. Duygularımızın, içgüdülerimizin ve sosyal davranışlarımızın kökenini anlamamıza yardımcı olur.

kolektif bilinçdışı

집단 무의식(융)

Jung’un, kişisel deneyimin ötesinde tüm insanlarda ortak bir derin bilinçdışı katman olduğu fikridir.

kolektivizm ve bireycilik

집단주의 vs 개인주의

Kimlik, ilişkiler ve kararlar konusunda bazen “biz”, bazen “ben” vurgusunun öne çıktığı iki geniş kültürel eğilimdir.

Yanıltıcı Korelasyon

착각적 상관

Gerçekte birbiriyle ilişkisi olmayan iki şey arasında bağlantı olduğuna yanlışlıkla inanma olgusudur. Zihnin tesadüfleri neden-sonuç ilişkisi olarak yorumlama eğilimidir.

İşleme Derinliği

처리 수준

Bu teori, bilgiyi ne kadar derin düşünerek işlediğimize bağlı olarak bellek gücünün değiştiğini açıklar. Ne kadar derin düşünürsek, o kadar uzun süre ve daha iyi hatırlarız.

kümeleme

청킹

Bilgileri anlamlı gruplara ayırarak daha kolay hatırlamayı sağlayan bellek yöntemidir.

Öncelik Etkisi (Primacy Effect)

초두 효과

İlk karşılaşılan bilgiler, sonradan gelen bilgilere kıyasla bellekte çok daha güçlü biçimde yer eder.

Odaklanma Etkisi (Focusing Effect)

초점 효과

Bir şey hakkında düşünürken yalnızca belirli bir yönüne aşırı odaklanarak diğer önemli faktörleri göz ardı etme eğilimi olan bir bilişsel önyargıdır. Bütünü yalnızca bir parçasına bakarak yargılamaya yol açan zihinsel bir tuzaktır.

Ajitasyon (Huzursuzluk)

초조함

Ajitasyon, iç kaygı veya gerilimin fiziksel huzursuzluk olarak kendini gösterdiği bir durumdur — yerinde duramama, sinirlilik ve artan motor aktivite.

Yenilik Etkisi (Recency Effect)

최신 효과

En son karşılaşılan bilgiler daha iyi hatırlanır. Bu, belleğimizi ve yargılarımızı etkileyen önemli bir olgudur.

Dürtü Teorisi (Drive Theory)

추동 이론

Açlık veya susuzluk gibi fizyolojik ihtiyaçlar karşılanmadığında içsel bir gerilim (dürtü) oluşur ve bu gerilimi giderme güdüsü davranışı yönlendirir.

Küçümseme/Büyütme

축소/확대

İyi şeyleri küçük görmek ve kötü şeyleri olduğundan büyük göstermek şeklinde işleyen bir düşünce kalıbıdır.

Kaynak İzleme

출처 감시

Bu, bir anının nereden geldiğini belirlemeye yarayan zihinsel bir süreçtir. Bir şeyin doğrudan yaşanıp yaşanmadığını, duyulup duyulmadığını ya da hayal edilip edilmediğini yargılama yeteneğidir.

Kırılganlık Akabası

취약성 숙취

Birine dürüstçe açıldıktan sonra gelen pişmanlık, utanç veya rahatsızlık dalgası — cesur bir öz-ifşanın ardından gelen duygusal akabası.

Uyumluluk

친화성

Big Five kişilik modelinde güven, özgecilik, işbirliği ve empati gibi diğer insanlara yönelik özellikleri yansıtan bir kişilik boyutu.

Cannon-Bard kuramı

캐논-바드 이론

Duygunun ve bedensel tepkinin aynı anda ortaya çıktığını söyleyen duygu kuramıdır.

Concorde Etkisi

콩코드 효과

Concorde etkisi, zaten harcanan kaynaklar yüzünden başarısız bir girişime yatırım yapmaya devam etme eğilimidir. Adını süpersonik uçak Concorde'dan almıştır.

Hedonik Uyum

쾌락 적응

İyi ya da kötü olsun, zamanla orijinal mutluluk seviyemize geri döndüğümüz bir olgudur. Yeni bir araba alsak da kısa sürede alışırız; büyük bir üzüntü de zamanla hafifler — işte bu hedonik uyumdur.

Tutum

태도

Tutum, bir kişi, nesne veya duruma yönelik kararlı değerlendirici bir eğilimdir — dünyayı nasıl algıladığımızı ve yanıt verdiğimizi şekillendiren düşünce, duygu ve davranış eğilimlerinin bileşimidir.

Tünel Görüşü

터널 시야

Bir şeye o kadar odaklanmak ki etraftaki diğer olasılıkları ve seçenekleri göremez hale gelmektir.

Kontrol Odağı

통제 소재

Hayatta yaşanan olayların sonuçlarının kendi çabamızdan mı (iç) yoksa şans ve çevreden mi (dış) kaynaklandığına dair inançtır.

201–250 / 286