Planlı, sorumlu ve kendini iyi yönetebilen biri olma eğilimi.
Reseptör, sinir hücrelerinin yüzeyinde bulunan özel bir yapıdır; nörotransmiterler buraya bağlanarak hücreye sinyal iletir.
'Ben kendim sorunun kaynağıyım' hissini yaşamaktır. Suçluluk duygusundan farklı olarak, kişinin tüm varlığını reddetmesine yol açar.
Dünyayı anlamlandırmak için kullandığımız zihinsel bir çerçevedir. Çocukluktan itibaren deneyimler aracılığıyla oluşan temel inançlardır.
Kıskançlık, başkasının sahip olduğu şeylere imrenmek ve kendinizin de sahip olmak istediğinizi hissetmektir.
Sinaps, iki nöron arasındaki bağlantı noktasıdır ve sinyallerin bir nörondan diğerine iletildiği yerdir.
Bu, olumsuz duyguları daha yoğun ve sık yaşama eğilimidir. Bunu duygusal hassasiyetin bir yansıması olarak da görebiliriz.
Psikolojik sıkıntının bedensel belirtiler olarak ortaya çıktığı bir olgudur.
Afazi, beyin hasarından kaynaklanan edinilmiş bir dil bozukluğudur; konuşma, anlama, okuma veya yazma yeteneğini etkiler. Zeka genellikle korunur, ancak dil işleme yolları bozulur.
Karşı tarafın psikolojisine saldırarak korku, kargaşa ve moral bozukluğu yaratmayı ve iradesini kırmayı amaçlayan stratejik bir eylemdir.
Bunaltı, aynı anda çok fazla duygu veya durumun üstüne yığılması sonucu baş etmenin imkânsız göründüğü ve içimizin çöküyor gibi hissettirdiği bir durumdur.
Ambivert, içedönüklük ve dışadönüklük arasında yer alan bir kişilik tipidir; duruma göre sosyal enerji ile yalnız başına yeniden şarj olma arasında esnek biçimde geçiş yapabilir.
Terapistin danışanına karşı hissettiği duygusal tepkileri ifade eder ve terapi süreci için değerli bilgiler taşıyabilir.
Orbiting, ayrılıktan sonra kişinin eski sevgilisinin sosyal medya paylaşımlarını beğenmesi ya da hikayelerini izlemesi yoluyla uzaktan etrafında dolaşmaya devam etmesi davranışıdır.
Sosyal bağlantıların yetersiz olduğunu hissetmekten kaynaklanan acı verici bir duygudur. Tek başına olmaktan farklı olabilir.
İnsanlarla vakit geçirerek enerji kazanma eğilimidir. Canlı ve sosyal bir kişilik özelliğidir.
Sürekli üzüntü, isteksizlik ve ilgi kaybıyla kendini gösteren bir ruh hali bozukluğudur. Herkes yaşayabilir.
Köken ailesi, doğduğunuz ve büyüdüğünüz ailedir. Köken ailedeki deneyimler, yetişkinlik dönemindeki ilişki örüntüleri ve duygusal tepkiler üzerinde derin bir etki bırakır.
Winnicott, 'yeterince iyi anne' ve 'geçiş nesnesi' kavramları aracılığıyla çocuğun duygusal gelişiminde bakım ortamının önemini vurgulayan İngiliz bir çocuk doktoru ve psikanalisttir.
Bir şeyi başarabildiğini hissetmek ve gerçekten etkili biçimde yapabilme becerisidir.
Kendini gerçek dışı hissetme ya da sanki kendini dışarıdan izliyormuş gibi bir his yaşama durumudur.
Congruence, bizi kendimizi ve başkalarını daha iyi anlamaya yardımcı olan psikolojide anlamlı bir kavramdır. Duygusal refah ve kişisel gelişimin önemli bir parçasıdır.
Tekrarlanan pratik yoluyla edinilen bir beceri veya bilişsel sürecin, bilinçli çaba gerektirmeksizin akıcı biçimde gerçekleştirilebildiği durum.
Dışsal baskı ya da kontrolün değil, kişisel değerler ve seçimler doğrultusunda kendi yaşamını yönlendirme psikolojik ihtiyacı ve kapasitesi.
Agonist, bir reseptöre bağlanarak onu aktive eden ve biyolojik bir yanıt üreten bir maddedir — kilide tam oturan ve onu açan bir anahtar gibi.
Travma olayını flaşbekler, kabuslar ve zorla gelen anılar aracılığıyla tekrar tekrar yeniden deneyimleme belirtisidir. PTSD'nin temel semptomlarından biri olarak kabul edilir.
Çocuklukta eksik olan veya yetersiz kalan duygusal bakımı kendine verme (ya da terapi yoluyla alma) iyileşme süreci.
Sinir hücresinin salgıladığı nörotransmitterleri yeniden geri çektiği bu süreç, sinyal iletimini düzenleyen önemli bir mekanizmadır.
Beklenmedik değişiklikler veya yeni ortamlarla karşılaşıldığında esnek düşünme ve davranışı ayarlama psikolojik yeteneği.
Beynin en ön kısmında yer alan en büyük bölge olup düşünme, planlama, karar verme ve duygu düzenleme gibi üst düzey bilişsel işlevlerden sorumludur. Bizi 'biz yapan' bölge olarak da bilinir.
Şu anda farkında olunmayan, ancak dikkat yöneltildiğinde kolayca bilince çağrılabilen zihnin alanıdır. Bilinç ile bilinçdışı arasındaki ara bölgedir.
Bütünlük, aydınlık ve karanlık yönlerimizi, güçlü ve zayıf taraflarımızı kabul ederek hepsini tam ve eksiksiz bir 'ben' olarak bütünleştirmektir. Olduğumuz gibi kendimizi sevme halidir.
Bilgi savaşı, karşı tarafın yargılama yeteneğini zayıflatmak ve kendi lehine bir durum oluşturmak amacıyla bilginin stratejik olarak çarpıtılması, engellenmesi veya yayılması şeklinde gerçekleşen psikolojik bir taktiktir. Bilgi, karşı tarafın algısını ve kararlarını manipüle etmek için bir silah olarak kullanılır.
Zihinselleştirme, kendi ve diğerlerinin davranışlarının arkasındaki düşünceleri, duyguları ve niyetleri anlama becerisidir — insan eylemlerini yönlendiren zihinsel durumları algılamak.
Niyetinden bağımsız olarak başkalarının zararlı davranışlarını veya bağımlılıklarını sürdürmesine yardımcı olan kişidir. İyi niyetle hareket etse de aslında diğer kişinin sorununu derinleştirmektedir.
Bu, kişinin gerçekliği farklı biçimde algılamasına yol açan bir beyin hastalığıdır. Uygun tedaviyle günlük yaşama devam etmek mümkündür; umudu kaybetmeyin.
Yaptığınız bir şeyin yanlış olduğunu hissettiğinizde ortaya çıkan duygudur. Utançtan farklı olarak, bu duygu kişinin kendisine değil, eylemine yönelik bir pişmanlıktır.
Eylemlilik, kendi eylemlerini ve yaşam yönünü kontrol edebildiğine dair psikolojik histir — kendi hikayenin yazarı olduğunu hissetmek.
Entelektüelleştirme, zor duyguları doğrudan hissetmek yerine yalnızca akılcı ve mantıksal düşünmeye yönelme eğiliminde olan bir savunma mekanizmasıdır. Zihinsel olarak anlaşılan ancak duygusal olarak hissedilmekten kaçınılan bilinçdışı bir koruma yöntemidir.
Terapist, herhangi bir maske takmadan gerçek benliğiyle danışana yaklaşır. Bu, terapistin iç deneyimi ile dış ifadesinin birbiriyle tam olarak örtüştüğü bir durumdur.
Tek bir nesne ya da göreve dikkat yöneltme ve bunu sürdürme yeteneğidir. Konsantrasyon, etkili öğrenme ve çalışmanın yanı sıra zihinsel huzur için de değerli bir beceridir.
Yeni ve özgün fikirler üretip bunları hayata geçirebilme becerisidir.
Kişinin kendi davranışları ve seçimleri için sorumluluk alması ve sonuçlarını kabul etmesiyle ilgili psikolojik tutumdur. Güven ve kişisel gelişim için önemli bir temeldir.
Ajitasyon, iç kaygı veya gerilimin fiziksel huzursuzluk olarak kendini gösterdiği bir durumdur — yerinde duramama, sinirlilik ve artan motor aktivite.
Sonuçlarını düşünmeden anlık olarak harekete geçme eğilimidir. Düşünmeden verilen tepkiler şeklinde kendini gösterir.
Temporal lob, kulakların yakınında yer alan ve işitsel işleme, dil anlama ve bellek oluşturmada önemli rol oynayan beyin bölgesidir.
Başka bir kişiyle derin bir duygusal bağ ve yakınlık deneyimlemektir. Kendini dürüstçe açmak ve karşı tarafça kabul edildiğini hissetmek bunun özünü oluşturur.
Big Five kişilik modelinde güven, özgecilik, işbirliği ve empati gibi diğer insanlara yönelik özellikleri yansıtan bir kişilik boyutu.
İnternette başka biri gibi davranarak güven, ilgi, duygusal yakınlık ya da para elde etmeye çalışmak.
Trolleme, çevrimiçi ortamlarda kasıtlı olarak kışkırtıcı veya saldırgan davranışlar sergileyerek başkalarında duygusal tepki uyandırmaya çalışma eylemidir.
851–900 / 1823